Anne Doğulur, Baba Olunur!

Anne Doğulur, Baba Olunur!

Öyle kocaman kocaman gözlerle bakmayın lütfen! Dünyanın nizamı böyle! Annelik doğuştan vardır hepimizin içinde bir yerlerde! Çıkıverir ansızın düşen minik bir çocuğu yerden kaldırırken, ya da minik oyuncak bir bebeği sarıp sarmalarken.. Ama baba doğulmaz azizim, baba olunur! Hayat sizi prolaktin hormonundan yoksun bırakarak, 1-0 geride bıraksa da isterseniz onların gözünde harika bir baba olunur!

Hamilelik süreci ile başladığını düşündüğümüz babalığa hazırlık süreci, bir kadını gerçekten sevmekle başlar aslında! Bir kadına aşık olmakla başlar her şey! Hayallerinde yaşattığı hep babasına benzeyen biridir kadının!aradığı odur!Hep ondan bir şeyler taşısın ister.Başını güvenle yaslayabilecek bir omuzdur aradığı! Fırtınada gölgesinde bekleyebileceği koca bir çınar!Şu zor hayatta bir nefestir aradığı! Tıpkı gece iyi geceler öpücüğünü verip üstümüzü örtüp ışığı kapayan babamızın,her seslendiğimizde buradayım demesi gibi… Var olsun isteriz hayatımızda!Bu yüzden eşlerimiz sorumluluk sahibi,güçlü,koruyucu,kollayıcı olsun isteriz!Sadece çocuklarımızın değil, evimizin babası da olabilsin isteriz! İşte o yüzden bir kadını sevmekle başlar her şey ve size verilen sürpriz bir haberle evrilmeye başlar.Şaşkınlık biraz,biraz tecrübesizlik derken adım adım büyürler,büyüdükçe tadından yenmez bir hal alırlar. Yeter ki bu süreçte sabırlı olup onlara zaman verebilelim!Her şeye bizim gibi tepki vermelerini beklemek gerçekten haksızlıktır.Hem onların geçirdiği bu süreci baltalamaktan başka bir şeye de yaramaz! Kadınsal buhranlarımızı, loğusalık sendromlarımızı,gel gitlerimizi anlamlandırmalarını beklemek sadece bizi üzer,yıpratır ve yorar!

Böyle zamanlarda bu konuları tecrübe etmiş,gereksiz evhamlardan sıyrılmış,pozitif annelerle dertleşmek en iyisidir bence!Zaman zaman nefes almak,karşımızdakinin de nefes almasına izin vermek gerekir.Çünkü geriye dönüp baktığımızda aradığımız şey; arkadaş bir babadır.Kahramanımızdır o bizim! Hayatımızın Don Kişot’u! Annemizi çokça sevdiğine inandığımız,sığınağımız,limanımız!Kontrollü sevgi kavramını tecrübe etiğimiz,tatlı otoritesiyle bıyık altı gülüşleriyle,hayata karşı dimdik ama evinde hep omuzları aşağıda,hüzünleri gizli,süper güçleri olan adamlar..

Evlilik aslında bir zeka oyunudur, Santranç gibi..Stratejisi olan,beyin jimnastiği isteyen!Şansa yer vermeyen,kendi içinde tecrübesi olan ve hiç biri birbirine benzemeyen oyunlar..Karşılaştırma yapmak boşuna,şablonlara oturtmak imkansız ve zekasız yürütmek mümkün değildir!

Ama hayatta ‘hadi baba yaaa…’cümlesinin açamayağı bir kilit yoktur zannımca…Kapılar açmasını bilene..

Mina’nın Annesi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Robot Değilim * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.