Eyvah! Bebeğim Down Sendromlu Mu?

Eyvah! Bebeğim Down Sendromlu Mu?

Herşey çok güzel başladı aslında. 7 yıl sonra yeniden anne olacaktım ,daha bilinçli, daha zevkle geçireceğim bir hamilelik olacaktı benim için. Rutin kontrollerim ve testlerim yapılmış sıra 2li tarama testine gelmişti. Ben sonucunun iyi olacağını düşünürken doktorumla telefon görüşmesinin akabinde dünyam başıma yıkıldı sanki. Söylediği cümleden sonrasını ne kulaklarım algıladı, ne de ben hatırlıyorum. Bebeğin down sendromlu olma ihtimalinin yüksek olduğu ve bir takım kontrollerin daha yapılması gerektiği yönündeydi. Öylece kalakaldım, şaşkın bir o kadar da üzgündüm. Eşime söylediğimde Allah’tan gelebilecek her şeyin kabulümüz olduğu yönündeydi. İçin için korkularım artıyordu ancak bizi neler bekliyordu acaba? Bilindiği üzere bunun için amniyosentez yapılması gerekiyordu. Fakat her ne kadar doktoruma güvenim sonsuz olsa da bu işlemden gereksiz bir korkuya kapıldım. Doktorum Türkiye’de bir kaç senedir uygulamada olan bir yöntemden daha bahsetti. Bu damar yolundan sadece kan alınarak yapılıyor, yaklaşık 15-20 gün sonrasında sonucu çıkıyor ve %99.5 doğruluk payına sahipti. İlk defa duymuştum ama kulağa fiyatı dışında yapılacak işlem cazip geliyordu. Hiç zaman kaybetmeden yaptırdık ve çok şükür sonuçlarım iyi çıktı ve derin bir ohh çektim. Peki ya o sonuçlar kötü çıksaydı o psikolojiyle nasıl bir hamilelik geçirirdim inanım bilemiyorum. Doktorumun bana söylediği bir cümle beni derinden etkiledi. Doğum sonrası sana çocuk doktorları gelip çocuğun down sendromlu derse bunu duymaya hazır hissediyor musun kendini? Dondum kaldım o an da. Evet gerçekten hazır mıydım?  Özenle bakım ve özellikle de sabır gerektiren bir durumdu. İşte ozaman bir daha düşündüm. Hemen internette down sendromlu çocuklarla ilgili sayfaları, makaleleri okumaya başladım. Bir hastalık değildi aslında. Onlar bir melek olarak geliyordu dünyaya. Bu tür çocukların annelerinin paylaştıklarını okudum ,nasıl hayata birlikte tutunduklarını gördüm. Sonra farkettim ki bu konu ile ilgili parmakla sayılacak kadar az dernek ve sosyal kurum var. Üzüldüm bir kez daha. Sokakta gördüğümüzde sadece tebessüm ettiğimizi ancak onun ötesine gidemediğimizi farkettim. Ya o anneler !!çocuklarını her gün gördüklerinde içlerindeki fırtına nasıl da kuvvetlidir kimbilir. Hepimizin bir farkındalık yaratması gerektiği kanısına vardım. Seslerini daha çok duyurmamız gerektiği, aslında bunun bir hastalık olmadığı ve onlarla aynı yaşam alanında ayrım gözetmeksizin sevgimizi göstermemiz gerektiğini farkettim.. +1farkla aslında bana ve benim gibilere neler kattıklarını bir bilseniz…Dünyaya bakış açımızı değiştirecek güzel insanlar.. İyi ki varsınız minik melekler…….

Yağmur ve Yavuz Arda’nın Annesi Meltem

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Robot Değilim * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.