Lipidler Neden Önemlidir?

Lipidler Neden Önemlidir?

Tüm dünyada ve toplumumuzda kalp damar hastalıkları ölümlerin başlıca nedenini oluşturmaktadır. Kalp damar hastalıklarının yaş, cinsiyet ve aile öyküsü gibi değiştiremeyeceğimiz risk faktörleri olduğu gibi şeker hastalığı, hipertansiyon, sigara ve lipid yüksekliği gibi değiştirilebilir risk faktörleri vardır. Kan yağ metabolizmasındaki bir takım bozukluklar diğer faktörlerle etkileşimde bulunarak damar sertliğinin oluşmasında ve gelişiminde büyük rol oynamaktadır. Birçok hastayı içeren çalışmaların sonucunda , total kolesterol ve kötü kolesterol olarak da isimlendirilen LDL kolesterolün düşürülmesinin kalp damar hastalıklarını önleyebildiği kanıtlanmıştır. Bu nedenle kan yağ metabolizmasındaki bozuklukları erkenden saptamak ve eğer bozukluk varsa tedavi etmek oldukça önem taşımaktadır.

Kimler lipid taraması yaptırmalıdır?
40 yaş üstü erkekler, 50 yaş üstü veya menopoza girmiş kadınlar, obezitesi olanlar, ailesinde erken yaşta kalp damar hastalığı öyküsü olanlar, ailesinde lipid yüksekliği öyküsü olanlar, tip 2 diyabet hastaları, kronik böbrek yetmezliği olan hastalar, hipertansiyon hastaları, kalp damar hastalığı riski arttığı için romatoid artrit, sitemik lupus, sedef hastalığı gibi otoimmün hastalıkları olan kişiler mutlaka lipid tarama testlerinden geçmelidir. Bu testler başlangıç olarak total kolesterol, LDL kolesterol,HDL kolesterol, trigliserit ve total kolesterol/HDL kolesterol oranlarını içermelidir. Lipid tarama testlerinden önce mutlaka 12 saatlik açlık gerekmektedir.

Neden kan yağları bazı kişilerde düşük, bazı kişilerde yüksektir?
Kan yağ düzeyleri kalıtsal ve çevresel faktörlerin etkisiyle oluşur. Beslenme şekli, şişmanlık, sigara içimi ve fiziksel aktivite çevresel faktörler içinde en önemlileridir. Ancak beslenme şeklimiz çok düzgün olsa, hergün egzersiz yapsak ve sigara içmesek bile genetik faktörler nedeniyle kan yağlarımız yüksek olabilir. Günlük besinlerimizdeki yağ miktarı , kalıtsal özelliklerimize göre değişen oranda kan yağ düzeyini belirler.

Kimler tedavi almalıdır?
Lipid bozukluklarında tedavi diyet ve egzersizi kapsayan yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaç tedavileridir. Günümüzde en çok tartışılan konulardan biri lipid düşürücü ilaçların özellikle kolesterol düşürücü ilaçların kullanılması, potansiyel yararları ve zararları üzerinedir. Elbette ki her lipid yüksekliğine ilaç verilmesi gerekmez ancak ilaç tedavisini de tümden reddetmek kanıta dayalı tıp ile bağdaşan bir durum değildir. Son tedavi klavuzlarına göre hastalar risk gruplarına göre çok yüksek riskli, yüksek riskli, orta riskli ve düşük riskli olarak sınıflandırılmaktadır. Risk sınıflaması kişinin yaş, cinsiyet, sistolik kan basıncı, sigara kullanımı ve LDL kolesterol düzeylerine göre 10 yıllık kalp damar hastalığı riskine göre yapılmaktadır. Daha öncesinde kalp damar hastalığı olanlar, tip2 diyabeti olanlar, kronik böbrek hastalığı olanlar ve çok yüksek düzeyde bireysel risk faktörü taşıyanlar kalp damar hastalığı açısından çok yüksek riskli grubu oluşturmaktadır ve bu grup daha yoğun tedavi almak zorundadır. Tedavi her bireyin kalp damar hastalığı açısından potansiyel risk faktörlerine göre hekimi tarafından değerlendirilmelidir. Örneğin LDL kolesterol düzeyi 150 mg/dl olan sağlıklı bir bireyde ilaç tedavisine gerek yoktur ancak aynı LDL düzeyine sahip kişi bir koroner arter hastasıysa veya tip 2 diyabet hastasıysa mutlaka ilaç tedavisi almalı ve değerler ivedilikle 70 mg/dl’nin altına düşürülmelidir . Sonuç olarak lipid tedavisinde genelleme yapılması uygun bir davranış değildir tedavi bireyselleştirilerek yapılmalıdır.

Uz.Dr. Tuğba Kayhan Altuner
Kardiyoloji Uzmanı

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Robot Değilim * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.