Yeni Annelere Verilen Modası Geçmiş 5 Tavsiye

Yeni Annelere Verilen Modası Geçmiş 5 Tavsiye

Bebeğinizi kucağınıza aldığınız andan itibaren neler yapmanız gerektiği ile ilgili duyacağınız sesler olacaktır. Etrafınızdaki hemen hemen herkesin bebeğinize nasıl bakmanız gerektiği ile ilgili bir fikri vardır. Tüm bu öneriler iyi niyetli olsa da kafanızın karışmasına ve kendinizi yetersiz hissetmenize neden olabilir. Dönem dönem bebek bakımı ve çocuk yetiştirmekle ilgili bilim insanlarının araştırmaları sonucunda yaklaşımlar değişebiliyor ya da geçerliliğini yitirebiliyor. Bu da demektir ki; etrafınızdan duyduğunuz öneriler artık geride kalmış olabilir.

İşte modası geçmiş tavsiyeler ve onların yerini alan yeni yaklaşımlar:

“Kucağa alıştırma!”

Yeni anne olunca insan bebeğini bir an bile kucağından bırakmak istemiyor. Kokusu, nefes alıp-verişi, kucakta uyuması adeta yeni anne için terapi gibi… Üstelikte böyle zor bir süreçte, emzirmeye uğraşan, bebeğe alışmaya çalışan anne için kucağında bebeğini hissetmek özel ve ihtiyaç duyulan bir duygu. Ama hemen hemen her yeni anneye etrafından birisi “çok kucağına alma, kucağına alıştırma” diye tavsiyede bulunur. Dinlemeyin bu sesi ve bol bol kucağınıza alın bebeğinizi! Bebeğinizi sadece emzirmek için kucağınıza almayın, sarılmak için, dokunmak için de alın. Bebeğiniz bu sevgiyi hissedecek ve güvende olduğunu anlayacaktır. Sevildiğini ve güvende olduğunu hisseden bebek daha huzurlu olacaktır.

“Her ağladığında emzirme!”

Eski yaklaşımlarda bebek için belirli bir emzirme düzeni oluşturulması öneriliyordu. 3-4 saatte bir emzirmek gerektiği söyleniyordu. Ancak bu yaklaşım artık geçerli değil. Yeni yaklaşım; bebeğin açlık hissine göre sizi yönlendirmesine kulak vermenizden yana. Bebeğin kendi ihtiyacına göre istediği zamanlarda beslenmesi doğru olacaktır. Diğer taraftan bebeği her ağladığında emzirdiğinizde şımaracağı, hep ağlayıp emmek isteyeceği gibi inanışlar da yaygındı. Ancak şimdi bebeğin beslenmesinin de ötesinde emme ihtiyacının karşılanmasının önemi de vurgulanıyor.

“40 çıkmadan dışarı çıkmayın!”

Bebeğinizi kucağınıza alıp, güzel bir havada 10-15 dakika yürümeniz hem size hem de bebeğinize iyi gelecektir. Havaya uygun giydirdiğiniz bebeğinizi pusetinde gezdirme hayalinizi gerçekleştirebilirsiniz. Artık bebekle annenin dışarı çıkmak için kırkının çıkmasını beklemesine gerek yok!

“Süt yetmiyor, bebek aç, mama ver!”

Her yeni anne bebeği yeni doğan dönemindeyken, “bebek aç, süt yetmiyor” sözlerini işitmiştir. Sürekli ağlayan bebeğin bu ağlamaları hep açlığını bağlanır. Oysa, O da yeni dünyasına adapte olmaya çalışıyordur. Anne sütü, her anneye doğanın hediye ettiği bir mucizedir. Emzirdikçe artan ve özel problemler yok ise mutlaka her annenin vücudu sütü üretecektir. Korkmaya ve panik olamaya gerek yok. Eğer her şey yolundaysa acele etmeyin! Merak etmeyin sütünüz çoğalacak ve bebeğiniz aç kalmayacaktır.

“Bebek sarılık olmasın, şekerli su ver!”

En yanlış önerilerden bir tanesidir. Bebeklerin sarılık olmaması için şekerli su verilmesini aile büyüklerinden ve akrabalarınızdan bir çok kişi dile getirebilir. Oysa şekerli su vermek, bebeğin sarılık olmasını engelleyecek bir tedbir değildir. Ayrıca bebeklere kesinlikle şekerli su kesinlikle verilmemelidir.

Bebeğinizi kulaktan dolma, doğruluğu ve geçerliliği kanıtlanmış bilgilerle büyütmemeniz son derece önemlidir. Bebeğinizi büyütürken doktor ve uzman kişilerden tavsiye almaya dikkat etmeniz doğru olacaktır. Bebeğinizin tüm gelişim alanlarını takip edecek çocuk doktorunuz, onun için en uygun önerilerde bulunacaktır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Robot Değilim * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.