AH!. ŞU YAĞLAR!. ONLARSIZ DA OLMUYOR…
Vücudunuzun ortalama 30-40 milyar yağ hücresi taşıdığını ve yağ depolamak için neredeyse sınırsız bir kapasiteye sahip olduğunuzu biliyor musunuz? Her bir yağ hücresi, sürekli olarak yağ depolayabilen ve hiçbir zaman patlamayan bir balon gibidir. İhtiyacınızdan fazla kalori aldığınızda, vücudunuz bu kalorileri yağ hücrelerinde yağ olarak depolar. Aktivite seviyenize bağlı olarak ihtiyaç duyduğunuzdan daha az kalori aldığınızda vücudunuz, bu yağ hücrelerindeki daha önceden yağ olarak depolanmış rezerv enerjiyi kullanır. Bu sizin enerji dengenizin özetidir. Eğer bu sistem yağla depolanması yönünde çalışırsa kilonuz artar, bedeniniz irileşir. Bedeninizde biriken ve yedek enerji deposu gibi masum bir gerekçeden yola çıkan fazla yağ bir dizi sağlık sorunları ile ilişkili hale gelir. Genel olarak, şişmanlığınızın derecesi ne kadar fazlaysa, hastalık riskiniz de o kadar fazladır. Kilo kaybı, bu hastalıklardan korunmaya ya da etkilerini azaltmaya yardım edebilir. Kilonuzda orta derecede bir azalmanın bile (yüzde 5-10) sağlığınızı iyi yönde geliştirdiğini unutmamalısınız.
Nasıl ki, karbonhidratsız beslenme mümkün ve doğru değilse, yağ içermeyen bir diyet de mümkün değildir ve de yanlıştır. Yağların, yakıt ve enerji kaynağı olarak kullanılmasının yanında başka görevleri ve yararları da var…. Bir kere yemekleri daha lezzetli hale getiriyor, sonra, yağ içeren bir yemek, sindirim sisteminden ‘kolesistokinin’ adlı bir hormonun salınmasına yol açıyor, o da, beynimizde tokluk hissi oluşmasına: ‘doydum’ diyoruz ya hani!…
Yağların da alt grupları, farklı türleri var. Eksiklikleri, deride kurumaya, pullanmaya, soç dökülmesine, bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açar. Bu nedenlerle, belirli ölçülerde tüketilmeleri zorunludur. Yapılacak şey, yağların türlerini öğrenmek ve ona göre mutfağımıza düzen vermek. Kötü yağlar hangileri, hangi ya kaynaklarından kaçınmalıyız. Hemfikir olunan bir nokta şu: Hemfikir olunan bir nokta şu: doymuş yağları, hayvansal kaynaklı yağları, margarinleri mümkün olduğunca kısıtlayalım. Proteinimizi de beyaz etlerden, yani tavuk ya da balık olarak seçelim ki, bu tür yağları iyice kontrol altına alalım. Sırada iyi yağlar var: bunlar, tekli doymamış yağlar grubu: ilk akla gelen örnek, zeytinyağı. Son zamanlarda marketlerde ve reklam spotlarında kendini göstermeye başlayan kanola yağı da başka bir iyi örnek.
Dr. Murat BAŞ
Onkolog
