Kalplerde Bahar Temizliği!
Neymiş efendim neymiş? Özünde aslında iyi biriymiş! Kalbi temizmiş! içinde kötülük yokmuş! Kalbindeki dilindeymiş! Hadi canım giybetörün önde gideni sende! Say ağzına geleni söyle sonra ay benim kalbim temiz yok senin için fesat! Dil değil maşallah arı iğnesi! Var mi sizin de etrafınızda böyle gereksiz insanlar ne bilim komsu, iş arkadaşı, eş, dost, akraba… Sizin de bir iki mandalla sepetle değişmek istediğiniz yakınlarınız yok mu? Vakit çalan, boş konuşan, her şeyi bildiğini sanan, profiterol doktor, sonradan gurme, kocadan görme, hem stilist, hem bilirkişi…
Olmaz mı? Dediğinizi duyar gibiyim! Çünkü bunlar virüs gibi hayatın her yerindeler. Cee! diye çıkıveriyorlar! Hep ama hep eleştirir, söylenir, sürekli yakınırlar, motive etmek yerine omzunuza yük bindirirler. Resmen pozitif hayat enerjinizi emer, adeta yüreklerimize kambur olurlar… Günlük telaşlarımız arasında bir de bunlara katlanırız sosyal rollerimiz yüzünden. eşsek, arkadaşsak, akrabaysak, iş arkadaşıysak ya da ne bilim aynı ortamdaysak! Bazıları depozitolu olsa mesela dimi? İçi boş olanları verip doluları alsak. Hayatımıza değer katacak birilerini!
Bir de aman kızım sen idare ediver demiyorlar mı! Hayır yaa neden biz hep idare eden taraf oluyoruz! İdare edemem anne, idare edemem! Diyen çocuk geliyor aklıma! İdare edemem annemmmm idare edemem! Artık hayatımda kimseyi idare edemem! Ay bir kerecikte siz beni idare ediverin! O deli, bu veli onun sunu var, bunu şunu yok derken hayat geçiyor kardeşim! Ne diyorlar; varlığıyla boşluk dolduran değil yokluğuyla boşluğu olan insanlar istiyorum hayatımda. Onlardan biriktirmek istiyorum artık! İstemiyorum samimiyetsiz bos ilişkiler…
Ben bu bahar evimle beraber kalbimi yüreğimi içimi dışımı da temizledim. Attım omuzlarımdan tüm fazlalıkları! Önce hayır demeyi öğrenmekle başladım işe! O kırılır bu incinirden önce ben ne düşünüyorum ne hissediyorum diye bakıyorum artık! Evet hayat hızla akıp geçerken yanımda bu gereksiz fazlalıkları istemiyorum!
Siz de öyle yapın, işi düşmeden aramayan, kötü gününüzde hortlayan, ben değişimcileri, vaktinizi çalan, sadece eleştiren, karşılıksız sürekli fedakârlık bekleyen, bencil, size ve hayatınıza hiçbir artı katmayan yanlarınızı yakınlarınızı atıverin şöyle arkanıza! Üç günlük dünyada bir de milletin çocukluğuna inip özüne dönecek biz değil ya!
Vallahi zaman kaybı, yürek ziyanı, oksijen israfı bunlar…
Sevgiler…
Mina’nın Annesi Ayşegül Bayhan
