İş Yerinde Motivasyon
Pek de az olmayan sayıda işletme sahibinin çalışanlarla ilgili kanaati, personelin kendisi kadar çok, gayretli ve özverili çalışmadıkları yönündedir. Büyüse de geleneksel kalmaya devam eden patron bu kanaatini pekiştirmek için geçmişte işi kurmak ve büyütmek için nasıl fedakârca çalıştığından örnekler verir. Diğer yandan çalışanları daha gayretli ve verimli olmaya motive etmek için yaptığı ise “Çalış oğlum (kızım), çiftlik senin” türünden bir ‘mottoyu’ dile getirmektir. Bu talep kimi zaman yüksek perdeden vaveylayla, bazı durumlarda ise bir ‘baba nasihati’ şeklinde ifade edilir.
İş yerinde insanları yönetmek, yönlendirme ve motive etmek onlara birkaç cümle ya da hikâye ile hitap etmekten ibaret midir? Motivasyon, iş kültürünün önemli konularından birisidir. Ödül ve cezadan ücret sistemine, kurumsal değişimden bireysel iyi niyetli davranış modeline kadar pek çok unsur içerir. Ama her şeyden önce çalışanın insan olarak ‘ruhuna’ hitap etmeyi gerektirir.
Nasıl?
İş sahibinin ve yöneticinin öncelikle akılda tutması gereken nokta, her çalışanın kendine has özellikleriyle bir birey olduğudur. Daha başlangıçta yapılacak hata, çalışanı bir makinenin çarklarından birisi gibi kabul etmektir. Her birey iş dışındaki günlük yaşantısında meydana gelen olaylardan –sıkıntılardan, sorunlardan, darboğazlardan– etkilenir; istemese de bunlar nedeniyle sarsılan ruhsal durumunu iş yerine taşır. Çoğu zaman çalışanın ailesinin durumunu, son zamanlarda yaşadığı (evlenme, hastalık vb. gibi) bir büyük olayı sorarak onunla iletişim kurmak olumlu etki yapar.
Her iş yerinin yazılı veya sözlü kültürünün parçası olan –özellikle parasal konularda– kuralları vardır. Bu bağlamda bir çalışanın her kişisel sorunu iş yeri aracılığı ile çözülmek zorunda değildir. Ama bu durum iş sahibi ve yöneticinin deneyimli bir kişi olarak çalışana çözüm konusunda önerilerde bulunmasını ve yol göstermesini de engellemez.
Her çalışan iş yerinde yaptığı katkıyı hissetmek ister. Örneğin bir çalışan yaptığı işin, sürecin veya faaliyetin iyileştirilmesi konusunda bir öneride bulunabilir. Bu önerinin kendisince geliştirildiğinin yönetim kademelerinde bilinmesini ve sözel de olsa takdir edilmesini isteyebilir. Eğer o çalışanın yöneticisi öneriyi üst kademeye taşırken kendisine mal ederse (öneriyi çalışanın ismiyle birlikte taşımazsa), bu durum çalışanı olumsuz etkiler ve başka öneriler yapmamasına neden olur.
Ara kademe sorumlusu, şef veya takım lideri olarak görev yapan yöneticinin dikkat etmesi gereken bir nokta var. Gözetimi altında olan çalışanların işle ilgili yaptıkları hatalar veya çözemedikleri sorunlar olacaktır. Bunlardan bazılarının işin niteliği gereği daha üst kademelere –örneğin iş sahibine– taşınması gerekebilir. Böyle bir ihtiyaç durumunda sadece sorunun taşınması, şikâyet etme olarak anlaşılacağından yönetici ile çalışanların etkileşimini olumsuz etkiler. Sorunun üst kademeye muhtemel çözüm önerileri ile birlikte iletilmesi, bir yandan etkileşimi olumlu düzeyde tutarken diğer yandan çözümünde hızla başarılmasına neden olur. Burada sözü edilen çözüm önerileri, sorunun giderilmesi yanında soruna neden olan kaynağın da ortadan kaldırılmasını hedeflemelidir.
Bir Örnek Olay
Tanık olduğum bir patron tutumunu örnek olması açısından özetlemek isterim. Bir yönetici iş yerinde yaptığı çalışmalarda bir işin yapılması ile ilgili bir sorunu ve iyileştirme önerisini patrona iletir. Konu bir çalışanın iş yapma biçiminin iyileştirilmesi ile ilgilidir. Patron sorunu ve öneriyi duyduğu anda telefona sarılır ve söz konusu çalışana şunları söyler: “Yanımdaki filan yönetici, senin hakkında şu olumsuzlukları söylüyor.” Bu beklemediği davranış karşısında şaşıran yönetici patrona böyle bir konuyu taşıdığına pişmandır. Çünkü amacı, çalışanı şikâyet etmek değil, iş konusunda bir iyileştirme sağlamaktır. Ayrıca patronun bu davranışı sayesinde çalışan ile arasında bir soğukluk ve gerginlik de oluşmuştur. Sorun ise –hem yönetici hem de çalışan açısından– çözümü zor ve geri dönülmez bir noktaya savrulmuştur.
Özetle; bir iş yerinde doğru motivasyon, patrondan çalışana kadar her kademenin konusudur. İşin sahibi olmak motivasyon da dâhil olmak üzere iş kültürünün gereklerine sahip olunduğu anlamına gelmez.
Gürcan BANGER
Duygu Güncesi
