Yaşlılık Bir Hastalık Değildir!
Aristo yaşlılığı menfi bir durum olarak görmüş, “hastalığı zamansız gelen yaşlılık, yaşlılığı ise doğal bir hastalık” şeklinde tanımlamıştır. Artık böyle değil demeyi çok isterdim ama, ne yazık ki hekimler de dahil olmak üzere bir çok insan hala yaşlanmanın bir hastalık olduğuna inanmaktadırlar. Oysa Goethe yaşlılığın olumsuz bir dönem olarak algılanmasını reddeder, deneyim ve tecrübelerin zirveye ulaştığı bir dönem olarak tanımlar. Yaşlılara tecrübe birikimleri sebebiyle eski çağlarda her zaman saygı gösterilmiştir. Bilge oldukları düşünülmüş, yetenek ve tecrübelerinden istifade edilmiştir.
Yaşlanmak, hayatın bize sunduğu güzelliklerden birisidir. Yaşlılık, tıpkı çocukluk ve gençlik gibi yaşamın normal bir evresidir. Her insan yeterince yaşarsa yaşlanır. Yaşlanmanın hızı ve şekli kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Aynı yaştaki iki kişiden birisi diğerinden daha yaşlı görünebilir. Hatta aynı bireyin farklı organları farklı hızlarda yaşlanabilir. Bazılarının cildi, bazılarının eklemleri, bazılarının ise kalbi veya beyni daha hızlı yaşlanabilir. Genetik özellikler, çevresel faktörler, iyi- kötü alışkanlıklar, beslenme şekli, aktivite düzeyi, geçirilen kazalar ve hastalıklar yaşlanmanın şeklini ve hızını etkiler. Normal şartlarda hemen hemen tüm organ fonksiyonlarımız 30’lu yaşlarda maksimum düzeye ulaşır. Daha sonra genelde bir plato çizer ve daha sonra yavaş bir şekilde azalmaya başlar. Ancak bu değişiklikler normal şartlarda hiçbir zaman bir hastalık şeklinde değildir.
Yaşlanma tüm organları etkiler. Ama en tipik yaşlanma damarlarda ortaya çıkar. Zaten “insanlar damarları kadar yaşlıdır” sözü bundan dolayı doğrudur. Damarlarda yaşlanma ile birlikte esneklik kaybı olur ve giderek elastikiyetini kaybederek sert bir boru halini alır. Bu durum yaşlanma ile kan basıncının artması ve hipertansiyonun en önemli nedenidir. Ancak hipertansiyon kaçınılmaz bir sorun değildir, %30-40 yaşlıda kan basıncı normaldir. Arteriosklerozis (damar sertliği) denilen bu durum kalp, beyin, böbrekler başta olmak üzere tüm vücudumuzdaki damarları etkiler.
Yaşlanmanın etkilediği önemli bir organ beyindir. Yaşın ilerlemesiyle birlikte hafif bir öğrenme zorluğu ve unutkanlık olabilir, ama bu hiçbir zaman bunama düzeyinde değildir. Yaşlanma ile kalpte ve böbreklerde ortaya çıkan değişiklikler de hiçbir zaman hastalık düzeyinde değildir. Yaşla birlikte vücuttaki yağ dokusu artar ve kas kitlesi azalır. Kemik kitlesi azalır. Ancak osteoporoz yaşlıların yarısından azında görülür.
