ÇOCUKLARA PAYLAŞMAYI ÖĞRETIRKEN…
Çocuklar büyüyüp gelişirken, yetişkinler onlardan birçok şey bekler aslında. Çocuğum başkalarıyla iletişim kurabilecek mi? Çocuğum yaşıtlarıyla uyumlu mu? Problemlerini çözebiliyor mu? Arkadaşlarıyla bir şeylerini paylaşabiliyor mu? Tabi ki tüm bu beklentiler zaman içinde karşılanabilecektir. Çocukların bazı gelişmelere hazır olması gerekmektedir. Aceleci olan bazı yaklaşımlar ile çocuğun gelişimine setler kurulmaktadır.
Alışılagelmiş bir örnekten yola çıkalım: Bir çocuk oyun saatinde tek başına bir oyuncakla oynuyor. Bir başka çocuk onun yanına geliyor ve oyuncağını almak istiyor. Çocuk elindeki oyuncağı vermek istemediğinde ise “Oyuncağını ona da vermelisin.”, “Sen yeterince oynadın, biraz da o oynasın” gibi söylemlere maruz kalıyor. En nihayetinde çocuk oyuncağını paylaşmak için zorlanmış oluyor ve oyununa müdahale edilmiş oluyor. Çocuklar tıpkı yetişkinler duygusal insanlardır ve bazı davranışları yaşadıkları duygularla bağdaştırırlar. Şimdi bu örnekte çocuk oyuncağını paylaşmak zorunda kaldığı için kendini kötü hissedecektir. Zorlandığı ve oyununa müdahale edildiği için kendini güvende hissetmeyecektir. Kısaca paylaşmanın kötü olduğu düşüncesine kapılması son derece doğaldır.
Bir şeylerin irade dışı olarak bir yaptırımla dayatılması ve bu durumun güven hissini zedelemesi çocuklar için bazen fazla ağır olabilmektedir. Bir empati kuralım. Çok önemli bir görüşme üzerindeyken bir başkası gelip sizin cep telefonunuzu kullanmak için sizden aldı. Vermek istemediğinizde ise bir şekilde size bariyer kuruldu. Ama hala o telefona ihtiyacınız var. Nasıl hissederdiniz? Unutmayalım ki o çocuğun oynadığı oyun, onun için son derece önemliydi. Ona o anda ihtiyacı vardı.
Peki ne yapalım, bu çocuk oyuncağını paylaşmasın mı? Elbette ki sahip olduklarını diğer bireylerle paylaşma değeri çocuklara verilmeli. Ama bunu vermeden önce çocuğun duygusal olarak da hazır olması gerekmektedir. En önemlisi çocuğun kendini rahat hissetmesi gerekmektedir. Güven duyması gerekmektedir. Eğer “Onu oyunundan sonra tekrar alabilirsin” denildiyse, oyuncağını sonra alabilmelidir. Ona yaklaşım da söylenen cümleler de uygun olmalıdır. Çocuk anlaşıldığını bilmelidir.
İşin özü, çocuklardan paylaşmalarını beklerken onların durumları göz önünde bulundurulmalıdır. Hazır olup olmadıkları gerçekten bilinmelidir. Duygularına önem verilmelidir ve zorlanmamalıdır. Kendisiyle oyuncak paylaşılmasını isteyen çocuklar kadar oyuncağını paylaşmak zorunda bırakılan çocuklar da düşünülmelidir. Bırakın çocuklar kendilerini güvende hissetsinler.
Rahime İNAN
KUĞULU Montessori Okulu Sınıf Öğretmeni
