Ek Gıdaların Zenginleştirilmesi

Ek Gıdaların Zenginleştirilmesi

 Tamamlayıcı Besinlerin İşlevsel Besinlerle Zenginleştirilmesi

Bebek besinlerinin içerebileceği işlevsel besinler; LCPUFA, prebiyotik ve probiyotikler, nükleotidler, protein fraksiyonları, aminoasitler, poliaminler, rekombinant proteinler, hormonlar ve büyüme etmenleri olarak belirtilmektedir .

Probiyotik, prebiyotik eklenmiş bebek tahıllarının atopik egzemayı önleyebileceği, prebiyotik oligosakkaritlerin bebek tahıllarına eklenmesinin dışkıyı yumuşatacağı önerilmektedir .

Moore ve ark. 4-12 aylık 56 bebeğe süt proteini takviyesi ile FOS ile zenginleştirilmiş pirinç bazlı tahıl veya aynı miktarda maltodekstrin içeren tahıl vermişler, sonuçta FOS içeren tahılları tüketenlerde kaka sayısının arttığını göstermişlerdir (1.99±0.62’ye 1.58±0.66) .

Pro ve prebiyotik içeren bebek tahıllarının akut gastroenterit tedavisinde etkinliği 6-12 aylık akut gastroenteritli çocuklarda değerlendirilmiş, her iki grup önce önerilen şekilde ORS almışlar, sonra bir grup laktozsuz soya bazlı pirinç tahılı veya aynı tahılın prebiyotik, probiyotik, Zn ile zenginleştirilmiş(bifidobacterium lactis, lactobacillus acidophilus, FOS (0.3 g), Zn (10 mg)) yapısını tüketmişlerdir. Zenginleştirilmiş ürün tüketen grupta diyare süresinin 15 saat daha kısaldığı gösterilmiştir .

Duggan ve ark. tarafından yapılan çalışmada 282 anne sütü alan 6-12 aylık bebekte pirinç veya yulaflı, FOS ile zenginleştirilmiş ve zenginleştirilmemiş (FOS 0.55/15 gram servis) tahılların 6 ay boyunca tüketimi değerlendirilmiş, FOS ilavesinin diyare prevelansı ile ilişkili olmadığı bulunmuştur .

Bebek tahıllarına LCPUFA ve nükleotid ilavesini değerlendiren çalışmalar henüz yoktur .

Ancak tamamlayıcı beslenme döneminde formulaya LCPUFA ilavesini değerlendiren bir çalışmada, 6. haftadan sonra anne sütü almayan 4-6 aylık infantlarda LCPUFA içeren formula tüketenler, içermeyen formula tüketenlerle karşılaştırılmış, LCPUFA içeren formula tüketenlerin 1 yaşta görme keskinliğinin daha iyi olduğu belirlenmiştir .

Tablo 4:Infant tahıllarına ilave edilen işlevsel bileşenleri değerlendiren randomize, kontrollü çalışmalar :

Çalışma

Yıl

Bileşenler

Sonuç

Moore ve ark.

2003

FOS

Yumuşak ve sık dışkı

Duggan ve ark.

2003

FOS

Diyare engellenememiş

Shamir ve ark.

2005

S.thermophilus, B.lactis

L.asidophilus, FOS, Zn

Akut gastroenterit süresinde kısalma

Moro ve ark.

2006

GOS, FOS

Atopik egzemanın önlenmesi

Zavaleta ve ark.

2006

MFGM

Diyarenin önlenmesi

West ve ark.

2006

LF19

Atopik egzemanın önl., diyare engellenememiş

 

Bebek tahıllarına, formulalarına, her zaman, aynı miktarda işlevsel bileşen eklenmesi gibi bir genelleme yapılamayacağı, bebeğin anne sütü alma, formula tüketimi durumunun bu durumu etkileyeceği belirtilerek, pro ve prebiyotiklerin etkilerinin de genellenemeyeceği, farklı bakteri türlerinin, farklı miktarlarda, farklı kombinasyonlarda farklı klinik etkilere sahip olabileceği vurgulanmaktadır .

İnek Sütü

İnek sütünün Fe içeriğinin düşük (0.5 mg/l), Ca ve kazein miktarının yüksek (nonheme Fe emilimini azaltır), protein ve mineral içeriğinin yüksek (böbrek solid yükü artırır, dehidratasyona kadar gidebilir) olması nedeni ile tamamlayıcı beslenmede anne sütünün yerini alacak şekilde yer almaması gerektiği vurgulanmaktadır .

Yapılan çalışmalarda, inek sütüne erken dönemde başlanmasının ve birincil besin öğesi kaynağı olarak tüketilmesinin anemi riskini artırdığı gösterilmektedir. Male ve ark. anemide en önemli besinsel risk etmeni olarak inek sütünü göstermiş ve inek sütü alma süresi uzadıkça Hb üzerine olumsuz etkinin arttığını belirtmişlerdir. Ayrıca inek sütü alınan her ay için, 12 aylık bebeklerde Hb düzeylerinde 2g/l düşüş oluştuğuna dikkat çekilmektedir .

Male ve ark. 488 infantta (12 aylık) % 7.2’sinde Fe yetersizliği, % 2.3’ünde ise Fe yetersizliği anemisi göstermişler, inek sütü alınan her ay için Fe yetersizliği riskinin % 39 arttığını belirlemişlerdir .

İzlanda’da yapılan bir çalışmada, 9-12 ayda 460 ml/gün üzerinde inek sütü tüketiminin Fe düzeyini olumsuz olarak etkilediği gösterilmiştir (28).

Formula yerine inek sütü başlandığında, diyette yeterli kırmızı et miktarı ile veya Fe’le zenginleştirilmiş besinlerle veya Fe supplementasyonu ile birlikte olması gerektiği belirtilmektedir (28).

İnek sütü ile beslenme sırasında infantların % 40’ında intestinal kan kaybı gözlenmektedir (27). Anne sütü almaya devam ınfantlara inek sütü verilmesi ile dışkıda kan gösterilmekte, bu kayıpların 3 ml/günü geçebildiği, bunun da 0.27 mg Hb ve 0.9 mg/gün Fe kaybına eşdeğer olduğu belirtilmektedir. Sonuç olarak erken dönemde anne sütünün yerini alacak şekilde inek sütüne t tüketilebileceğini önermektedir .

ESPHGAN’ın inek sütü konusundaki son önerileri ise, inek sütüne başlangıç için önerilerde bulunurken o toplumun gelenek ve beslenme özelliklerinin, özellikle Fe’den zengin tamamlayıcı besin ve süt tüketim miktarlarının, göz önünde bulundurulması gerektiği yönündedir ve tamamlayıcı besinlere küçük miktarlarda inek sütü ilavesinin olabileceğini ancak 12. aydan önce temel içecek olarak yer almaması gerektiğini belirtmektedir .

Şili’de inek sütünün % 8 sulandırılarak, şeker ve tahıl karışımı ile tüketilmesinin önerildiği, bu karışımın mikrobesin öğesi (Fe, Zn, Cu) yetersizliği riskini artırdığı bildirilmektedir. 1999’da Şili Uluslararası Tamamlayıcı Beslenme Programında, 18 ayın altındaki ınfantlara ve gebe kadınlara, Fe (10 mg/L), Zn (5 mg/L), Cu (0.5 mg/L) ile zenginleştirilmiş yeni bir süt (2 kg süt tozuna) önerilmiş, 18 ayın altındaki 42 sağlıklı erkek infanta önerilen zenginleştirilmiş sütün Fe düzeyini olumlu olarak etkilediği, ama Zn’da bu durum gözlenmediği, Zn zenginleştirmesinin yeniden değerlendirilmesinin gerektiği belirtilmiştir. Çalışmanın sonunda zenginleştirilmiş süt tüketiminin, başlangıçtaki anemi sıklığının % 30-40’dan % 12’ye gerilediği gösterilerek, Fe yetersizliği anemisini engellediğine dikkat çekilmiştir. Bunun son derece önemli bir yüzde olduğu, çünkü aneminin psikomotor hasarını da içeren bozulan sağlık durumu ile ilişkili olduğu vurgulanmıştır .

Az yağlı sütleri değerlendirmek gerekirse, ınfantın 350 ml tam yağlı süt (% 3.5) tüketirken, yağsız süte (% 0.3) geçtiğinde, aynı enerji miktarını sağlamak için 600 ml yağsız süt tüketmesi gerektiği belirtilerek, bunun da protein alımını 12 gramdan 20 grama çıkardığına dikkat çekilmektedir .

Bazı ülkelerde 2-3 yaşa kadar yağı azaltılmış süt tüketimi önerilmemekte, bazı ülkelerde ise daha erken yaşlarda önerilebileceği belirtilmektedir. ESPGHAN 3 yaştan önce yağ alımının azaltılmamasını önermektedir .

WHO ise 6-24 aylık anne sütü almayan çocuklarda, tam yağlı sütün iyi bir yağ ve enerji kaynağı olduğunu belirterek, 12 aydan sonra yarım yağlı süt olabileceğini, ama yağsız sütün yaşamın ilk 2 yılı boyunca önerilmemesi gerektiği bildirmektedir .

Uzm. Dr. Ogün KURNE

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

 

Yrd. Doç. Dr. Tuğba KÜÇÜKKASAP

Çocuk Diyetisyeni

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ