Giderek Artan Çocuk İstismarı
Çocuk istismarı oldukça önemli ve son zamanlarda maalesef çokça duyduğumuz bir konu başlığı…
Aslında hep mi bu kadar çoktu ve bu haberler malumun ilanı mı yoksa çevresel faktörler nedeni ile mi arttı bunu da ayrıca sormak gerek…
Herkesin elinin altında dünyayı taşıdığı şu akıllı telefonlar, instagram, facebook ve türlü sosyal medya hesapları ile bizler de farkında olmadan bu istismara malzeme olabiliyor muyuz?
Çocuğumuzun özel hayatı nerde bizimki nerde? Sınırları net çizebiliyor muyuz?
Bizim ‘paylaşma’ merakımız ve ‘beğenilme’ hevesimiz çocuğumuzun ‘istismarı’ olabilir mi???
iSTİSMAR dendiğinde ilk aklımıza gelen ve elbette ki en önemlisi özel bölgelerin dokunulmazlığı..
Ancak çocuğu ruhu ve bedeni ile bir bütün olarak ele alırsak onun izni ve bilgisi dahilinde olmadan onun vücudunun ‘her halinin’ sergilenmesi de istismar değil midir?
‘İlk banyosu, pipisi açıkta ilk koşusu, çıplak güneş banyosu keyfi…..’ ve türlü heveslerle yaptığımız paylaşımlar bir yana bebekten ‘kadın yaratma’ çabası ile onları birer küçük moda ikonuna çevirerek ‘profil’ malzemesi yapmak da istismar değil midir.??
İşte tam da bu noktada şu müthiş tüketim ve AVM çılgınlığımız devreye giriyor…
Bundan seneler önce leopar desenli saten iç çamaşırı gördüğümde acaba bedenini yanlış yazmış olabilirler mi diye birkaç kez kontrol etmiştim..
4-5 yaş kız çocuğu için saten leopar desenli külot!!!!!
Feminen, kadınsı ve hatta çoğu kez seksi çocuk kıyafetleri…
İnce topuklu sivri burunlu ayakkabılar, çocuk makyaj malzemeleri, kadınsı çizgilerdeki elbiseler, parfümler…
Işıklı ve parlak, albenisi yüksek onca seçenek….
Bu kadar mı erken kadın olmak zorunda bu bedenler…
Markasını vermek istemediğim ancak adı hepimiz tarafından malum ‘sarışın bomba’ bebek ,sevgilisi ve onun ev hayatı ile pompalanan ‘seksi bakımlı ama tüm işi bugün ne giysem ve sevgilimi ayartsam’ olan oyuncak bebekler…
Tüm bu sinyalleri alan ve yaşı gereği her an her şeyi merak eden çocuğa böyle bir dünyada ‘beden korumasını ve mahremiyetini’ nasıl öğretebiliriz?
Tüketmek denen çılgınlığın bizi ittiği bu çığırından çıkmış alışveriş hastalığı nedeni ile çocukları tüm bunlarla ‘kadınsı’ bir boyalı bebeğe benzetirken onları aslında ilk önce bizler istismar ediyor olabilir miyiz?
Aynayı hafifçe kendimize çevirmekle başlamak gerek…
Önce bebek sonra çocuk ve genç elbette ki ardından kadın ya da erkek olacaklar ancak sıralamayı bozarak ,birini diğerinin önüne geçerek beden yaşları ve ruh yaşları arasında büyük uçurumlar yaratmak da çocuk istismarı değil midir?
Bir yerden başlamak lazım…
Doğru bir yerden başlayıp onlara kaldıramayacakları yükleri yüklememek lazım!!!
Işıl Melek Kayı BEKiROĞLU
