Hayatın Zorlukları ve Annelik Duygum

Hayatın Zorlukları ve Annelik Duygum

Yeni  doğmuş bebeğinizi  hastaneden evinize getirirken olumlu duyguların yanında birçok olumsuz duygunuzu da beraberinizde getirirsiniz.  Heyecan , kaygı, korku , nasıl bakacağım gibi… ve  bebeğinizin  ilk günleri  ile birlikte ebeveynliğinizin her evresi sizin  için bir sınav oluşturmaktadır.  Fakat bazı evreler vardır ki diğerlerinden daha çok müdahale gerektirir. Kendiniz ile de mücadele edersiniz.
Kendi kişilik  yapınız, annelik rolünüz ve kendi annenizin annelik rolleri ile birlikte bazen bebeğinizin sizi hiddetlendirebilecek bir hareketi karşısında zor anlar yaşayabilirsiniz.  Hatırlayın ki; insanlar daima ellerinden geleni yapar. Bir aile kurmak, küçük bir bebeğin bakımını ve sorumluluğunu almak, dünya üzerindeki en zor ve en karmaşık iştir. Bunu başardığınızı ve iyi bir aile olabildiğinizi ise  bir araya geldiğinizde çocuklarınızın gözlerindeki ışıktan ve kalbinizdeki sıcaklıktan anlayabilirsiniz.

Bir şeyi bilmek, bir değişimi  başlatır; deneyimlemek ise olmasını sağlar. Bu deneyimler, ailenizin yıpranmadan atabileceği olumlu, sağlam adımlardır ve kendi kişiliğinizi güçlendirir.Bunun içindir ki kendinize  inanın ve sabırlı olun. Zor süreçlerden geçerken, nasıl anne olduğunuzu ve maceralı gebelik sürecinden geçerken nelere göğüs gerdiğinizi hep hatırlayın..Yaratmanın zorluğu elbette ki her daim karşınıza çıkacaktır. Hangi evrede olursanız olun o güçlü içgüdünüzden faydalanın.. Yani  ”Annelik İçgüdüsü ve Duygusu”
”Çocuk sahibi olmak, kalbinizin sonsuza kadar bedeninizin dışında hareket etmesini göze alabilmektir.”  Bu anlamda annelik duygusu, sevgi , şefkat, güven, bakım, koruma ,ilgi, neşe, iyimserlik, öfke, ayrılık, pişmanlık vb.. birçok duyguyu da kapsayan çok özel bir güdüdür.
Her canlının yaratıcısı  olan dişi , bu duyguya  doğuştan içgüdü olarak sahiptir. Sonradan   çevresel faktörlerle öğrenerek  annelik duygularını hayatlarının çok erken yaşlarında hissetmeye başlarlar.  Bebek, ilk olarak bu duygusunu anneyi rol model kabul ederek taklit etmeye başlar .. Annelik rolünüz bu anlamda kendi anne rol modelinizle çok yakından ilgilidir. Olumsuz rol modeli olan bir anne, kızının gelecekteki  annelik rolüne de olumsuz etki edecektir.  Bu nedenle herşeyden önce  bebeğinizle olan zor zamanlarda olumsuz davranışlarınızda öncelikle kendinizi iyi tanımlayın ve yanlış  davranışlarınızı değiştirin. Çünkü bunlar sonradan annenizden ve çevrenizden öğrenmiş olduğunuz davranışlardır.  Annelik duygusunun gelişim aşamalarındaki ruh haliniz bebeğinizin duygusal gelişimini daha anne karnındayken etkilemeye başlar.

Güvenli ve doğru bir anneliğe geçiş için ne kadar hazırsınız? Bunu kendinizde sorgulayın.. İlk aşama elbette evliliktir. Kadına erkeğini seçtiren şey, annelik içgüdüsüdür. Evliliğin ve gebeliğin zamanını da çoğunlukla kadın, yani onun annelik içgüdüsü belirler. Evlilik ve gebelik kadının istediği zaman olur, erkekler böyle olmadığını düşünseler de.
İş hayatımda gebe kalamayan birçok  danışanımın, eşlerine güvenmeyen ve annelik rollerinde  yanlış inançları olan kişiler olduğunu gördüm. Kadın gebe kalmaya karar verdikten sonra hemen hiç bir güç onun önünde duramaz.  Annelik duygusu bu bağlamda , anneden öğrenilmez  bir içgüdüdür. Gebe kalınarak, bu güdünün neden olduğu duygular yaşanmaya başlanır ve annenin kendi değerini anladığı kadının hayatındaki en önemli dönemdir.  Sizinle bebeğiniz arasında kurduğunuz ilk bağdır. Annelik duygusunun en yoğun duygusu olan dayanma gücü, gebelik ve gebelikte yaşadığımız zorluklarla gelişir ve gücünü bu dönemden alır.  Annelik duygusunun  en yoğun tepeye ulaştığı an ise , bebeğin kalp ritminin duyulduğu an ‘dır. Anne ile bebek arasındaki bu özel bağın tarifi yoktur açıklanamaz sadece yaşanır. Bu dönemde yaşanan bebekten ayrılıklar, çoğu kadının geleceğinde suçluluk duygusu, öfke, depresyon gibi olumsuzlukları da beraberinde getirir. Bebeğin , yaşama arzusu, dünyaya gelme isteği ve anne ile olan olumlu ve güvenli bağ bu gebelikte ve sonrasında çocuğun duygusal gelişiminde çok önemlidir.  Bebek , bu dönemdeki olumlu olumsuz duyguları anne karnında iken beden hafızasına kaydeder. Babanın bu duyguları eşinde anlaması mümkün değildir.

Anne ile olan ilk somut ilişkisi ise, karındaki hareketlenmesidir. Bu ise anne ile olan somut ilişkisidir. Tekmeler, bebeğinde gücünü gösterir.Annenin keyfi ise bu dönemde , tekmelerin sıklığıdır.Sinirlense de, bedende ağrılar oluştursa da,  geceleri uyandırsa da bu annelik duygusunu örselemez tam tersi  keyiflendirir.. Annenin geçmişten gelen ayrılık anksiyetesi, kaybetme korkusu ya da kaygısı var ise bu dönemde anne rahatlamalıdır.. Çünkü hareketleri duyamazsa endişelenir ve huzursuz olur.  Annelik içgüdünüzü  bu açıdan motive edici olarak kullanın.
Annelik duygusu , doruk noktasına doğum eyleminde ulaşır. Mutluluk ve kaybetme korkusu , kadına ikircikli ruh durumları yaşatır. Bebeğin sesi ile birlikte bu süreç sonlanır  ve ilk meme ile bebek de güven duygusu oluşurken, göbek kordonunun kesilmesi ile birlikte anne , bebek arasındaki ilk fiziksel  ayrılıkta meydana gelir..Tüm bu sürecin yönetimi , anne ile bebek arasındaki yakın bağının kurulması bu sürecin olumlu yönetilmesine bağlıdır. Duygusal bağlılık ve annelik duygusunun yaratacağı daha birçok duygu yaşam sonlanıncaya kadar devam edecektir.
Bebeğin doğumu ile birlikte eve geldiğinizde, aslında anneliğe çoktan hazırsınızdır. Bundan sonraki davranışlarınız ise öğrenmiş olduğunuz annelik rolleri ile bağlantılıdır. Zor zamanlarında içinizden gelen o içgüdüye kulak verin size yol gösterecektir.  Kendinize inanın, sevin..Depresyonunuz , üzüntünüzü yenin..Beklentilerinizi çok yükseklerde tutmayın. Ebeveyn olma rollerinizi  gözden geçirin. Bebeğiniz, sizin en temel varlığınız.. Kendinizi yapamadıklarınız için suçlu hissetmek ve bebeğiniz için yetersiz hissetmek yerine kendinizi affedin. Her annenin kendini kaybetmeye hakkı vardır, çocukların saçma ve mantıksız davranışları en iyi anne ve babaların bile sabrını taşırabilir. Böyle zamanlarınızda , bebeğinizle empati yapın.. Herkes büyükken, küçücük olmak nasıl bir şeydir acaba? hayal edin. Gözünüzün önüne getirin . bebekken, İsteklerinizi ifade edemiyorsunuz, hiç birşeyi kontrol edemiyorsunuz, yemek seçemiyor,  ne giyeceğinize karar veremiyorsunuz…Bebeğinizin  ne hissettiğinizi hayal etmeye  ve sonra da hissetmeye çalışın. Ona dokunun .  Bu gibi anlarda, o en mucizevi duygu olan annelik duygunuzu hissedin ve daha zekice, sabırla, anlayışla, şefkatle daha yakın ilişki kurarak yarının sağlıklı yetişkinini yaratın….her bebeğin, en özel annesi sizsiniz, sağlıklı nesiller için kendinize değer verin..

Bu gerçeği hep hatırlamanız dileğimle, Sevgilerimle.

Merih Ünsal  
Psikolog & Psikoterapist

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ