Kusursuz Ebeveyn Misiniz?
Bebeğinizin henüz anne karnındayken bile her şeyi hissedebildiğini biliyor muydunuz?
Bebeklerin ince, rahatlatıcı, nazik ses tonundan hoşlandığını, belki de farkında olmadan koca koca adamların bile bebek severken çok ince sesleri çıkardığını biliyor muydunuz?
Anne baba genlerinin, hormonlarının, bebeklik ve çocukluk deneyimlerinin, ümit ve korkularının onların ruh sağlığını etkilediğini biliyor muydunuz?
Bebeklikte maruz kalınan duygusal zararların yıkıcı etkisinin ergenlik ve ebeveynlik döneminde ortaya çıktığını biliyor muydunuz?
Şiddete maruz kalan ve şiddete tanık olan çocukların saldırganlık ve şiddet eğilimli olabileceğini, yaşları ne olursa olsun yaşadıklarını unutamadıklarını biliyor muydunuz?
Şiddetin bebeklerde kaygı, korku, asabiyet ,davranış bozukluğu, kendine saygı duymama, güvensizlik, dışa uyum problemi, dikkat eksikliği, iletişim güçlüğü gibi şeylere yol açabileceğini biliyor muydunuz?
Sarılıp öpmediğinizde, sevgi sözcüklerini yeteri kadar söylemediğinizde, sürekli cezalandırdığınızda, aşağılayıcı sözler söylediğinizde, kendinizden yoksun bıraktığınızda duygusal şiddet uyguladığınızı biliyor muydunuz?
Bebeklerin de depresyona girebileceğini, bedenen sizi terkedemeseler de ruhen göçüp gidebileceklerini biliyor muydunuz?
Dayağı bir disiplin işlevi olarak gören zihniyetin uyguladığı davranışların fiziksel istismar olduğunu biliyor muydunuz?
Canını acıtmadan dahi vurmanın hatalı bir tutum olduğunu ve çocuğun psikolojisinde yaralar açabileceğini biliyor muydunuz?
Yaramaz, haylaz, uslanmaz vb yaftaların, seni bir daha götürmem, sana bir daha almam gibi cümlelerin çocuklar için fazlaca yıkıcı olduğunu biliyor muydunuz?
Aşırı koruma ve aşırı toleransın, çocuğun yaşını aşan beklenti ve sorumlulukların şiddet kadar çöküntüye sebep olduğunu biliyor muydunuz?
Çocuğu aşağılamanın şizofreni, kişilik bozukluğu gibi bireysel hasarlara yol açabileceği gibi ileriki dönemlerde de intihara yönelme olasılığını artırdığını biliyor muydunuz?
Yaşıtları ile karsılaştırma yapmanın beyin hücrelerini azalttığına dair araştırmaların olduğunu biliyor muydunuz?
İstismarın yalnızca fiziksel ve zihinsel olmadığını sözlü ve ruhsal da olabildiğini biliyor muydunuz?
İleri dönemlerde öğrenme güçlüğü çeken, dikkat eksikliği olan çocukların, aileleri tarafından yeterince dinlenilmeyen ve düşünceleri önemsenmeyen çocuklar olduğunu biliyor muydunuz?
Yukarıdan, emir kipli konuşmalarla, göz göze gelmeden, onları dinlediğinize dair iletişim sözcükleri söylemeden, evet hayır cevaplı, kapalı sorularla onları kendi dünyalarına itip, konuşma, anlatma, paylaşma konusunda hatalı davrandığımızı, aramızdaki iletişimi zedelediğini biliyor muydunuz?
Mükemmeliyetçi bir ebeveyn olmanın da umursamaz bir ebeveyn olmak kadar problemli olduğunu biliyor muydunuz?
İnatlaşmanın çocuklar tarafından ebeveynlere verilen bir ben de varım, benim de tercihlerim ve fikirlerim var mesajı olduğunu ve ebeveyn çocuk iliksisini bir çıkmaza sürüklediğini biliyor muydunuz?
Aşırı üzülme, endişelenme, titizlenme, aşırı duygusal tepki gibi tutumların çocukların yaşadıklarını anne babaları ile paylaşma güçlüğüne yol açtığını biliyor muydunuz?
Küçük yaşta gereksizce ve tasarrufsuz söylenen hayır sözcüğünün, çocuğun hayır demesine rağmen aşırı ısrarın, çocuğun zihnindeki hayır kelimesinin içini boşalttığını, bu nedenle de bir süre sonra hayır demenin bir ise yaramadığını biliyor muydunuz?
Bilseydik yapar mıydık?
Yok olan maddi her şeyin yerine geldiği, her şeyin bir nefes olduğu fani dünyada, evlat kokusu cennet kokusu derken, onlarsız olur mu hiç derken, kusursuz yetişsinler, insan olsunlar, evlat olsunlar, eş olsunlar, iyi bir gelecekleri olsun derken…
Bilseydik yapar mıydık hiç?
Biz kuşu öldü diye, beş yaşında bir çocuğa taziyeye giden bir Peygamberin çocuklarıyız!
Bilseydik yapar mıydık?
Mina’nın Annesi Ayşegül Bayhan
