Mükemmel Anne Ol, Mükemmel Çocuk Büyüt!
Sistem biz anne-babaları; çocuğumuzun en az bir sporu yapması gerektiğine, en az bir müzik aleti çalması gerektiğine, organik beslenmesi gerektiğine, İngilizce’yi bebeklikten itibaren öğrenmeye başlaması gerektiğine, okul başarısının yüksek olması gerektiğine ve daha buna benzer pek çok şeyi yapması gerektiğine ikna etmiş durumda.
Anneler, bunları yapmaları halinde “mükemmel anne” olacaklar, çocuklar ise bunları yaparlarsa “mükemmel çocuk” olacaklar algısı yaratılmış durumda. Bu nedenle anneler, çocuklarına önce bu imkanları sunmak için çabalıyor, sonra çocuğu ile oradan oraya koşuşturup duruyor. Tüm bunları yapmaya çalışırken, çocuklarımızla geçireceğimiz özel zamanları kaçırmış oluyoruz. Çocuklarımız ise güzel anılar biriktireceği, kaçırılmış bir çocukluk geçiriyor. Müziğe hiç ilgisi olmayan oğlumuz, piyano çalmaya çalışırken, belki de topla şut çekip gol attığını hayal ediyor. Ya da bale yapmaya hiç ilgisi olmayan kızımız, evde resim yapmak istiyor. Bence, sistemin bize dayattığı veya moda olan basma kalıp şeyleri yapmak için çocuklarımızı zorlamak yerine, öncelikle çocuklarımızın, ilgi alanlarını keşfetmeliyiz. Çocuğumuzu tanımaya çalışarak, onun nelere ilgisi olduğunu, onu nelerin mutlu ettiğini, ya da onun hangi alanlarda başarılı olduğunu gözlemlemeliyiz.
20 yaşında çocuğuma “nasıl bir çocukluluğunuz oldu?” diye sorulduğunda şöyle anlatmasını istemem; piyano çalmak için çok uğraştım, tenis için çok zaman ayırdım, evde hep İngilizce konuşurduk…. Kendi adıma şöyle söyleyeyim; oğluma ve kızıma bu sorular sorulduğunda şöyle söylemelerini isterim; annem ve babamla mükemmel ve çok mutlu bir çocukluk geçirdim.
Mükemmel anne olmak, mükemmel bir çocuk yetiştirmek amacımız olmasın… Öncelikle iyi bir “insan” olmak ve iyi birer “insan” yetiştirmek amacımız olsun. Zaten mükemmel anneliğin ve mükemmel çocukların her dönemde tanımı ve şartları değişiyor biliyorsunuz. 50 yıl önce mükemmel anne muhteşem yemekler yapan, tertemiz eviyle, çocuklarına ve eşine hizmet eden kadın demekti. Oysa gördüğünüz gibi şimdi mükemmel anne yukarıda bahsettiğim kurslar, dersler vb. için koşuşturan anne demek. O halde; taban tabana zıt ve kafa karıştırıcı şekilde sürekli olarak toplumsal dönüşüm içinde yeniden yeniden tanımlanan mükemmel annelik gerçekten söz konusu mu? Ben diyorum ki; mükemmel anne yoktur! Mükemmel insan yoktur! Ama iyi insan vardır! İyi anne vardır! İyi baba vardır! İyi çocuk vardır!
Kendini keşfedip, karar verebilen, mutlu, özgür ve bağımsız çocuklar yetiştirip, insanlığa iyi birer “insan” armağan edebilmemiz dileklerimle….
Sevgiyle kalın.
Ülkü Yılmaz
