Uzmanlara İnat Çocuğu İçin Çabalayan Bir Anne…

Uzmanlara İnat Çocuğu İçin Çabalayan Bir Anne…

Cansın 4 yaşındayken gittiğimiz bir çocuk psikoloğu “bu çocuktan ne bekliyorsunuz ki, bu kadar bozuk bir çocugu ben tamir edemem” demişti:) bozulmuş bir oyuncaktan bahseder gibi, bir alet gibi…

Cansın’ın tüm bedeninde kas tembelligi olduğu için sürekli düşüyor, bardak bile tutamıyordu. Çigneme özelligi ise, yeni doğmus bir bebek kadar zayıftı. Ağız içi, çene, göz kasları, tüm parmaklarında küçük motor becerileri da dahil vucudundaki tum kasların hepsi çok zayıftı.

Bir bardağı tutmasını öğretmeye çalışırken; bardağı sıkamaması, ellerinin fena şekilde titremesi ile karşılaşıyordum.
El göz koordinasyonunu sağlamayı öğretirken; eline bardağı tutturmam, onun elinin üstünden tutarak onu cesaretlendirmem (eline el olmam) bardağı ağzına hizalayamadığını gördüğümde, Cansın’ın bu sorunu için (BEP) kendi öğretim planımı kurmam ve sadece bu eylem için 12 sene her dakika çabalamış olmamı sagladı.

Onun bu mucadeleleri verirken, çok sıkıldığı için saatlerce ağlaması, ama benim hiç vaz geçmemem ve vücundaki her kası çalıştırması için günün her saati kendi formüllerimi yaratmam ve bu formülleri oyuna çevirerek onun “oyun oynuyoruz” duygusuyla mutlulukla yapmasını sağlamam ve bunun gibi binlerce eylem için ona uygun bireysel egitim planları keşfetmemle hayatımız çok hareketleniyordu.

Ve 2016 yılında 18. yaşımıza girdiğimizde “bu çocuktan hiç bir sey olmaz” diyen uzmanlarımıza inat “annelik” mücadelemden hiç vaz geçmemem, şimdi kendi işlerini yapma konusunda yaşıtlarını bile geçmesine, bana tüm işlerimde yardım etmesine, hatta herkese yardımcı olmasına ve en önemlisi de, tüm bunları yaparken büyük bir mutlulukla yapmasına sebep oldu.

Onunla gurur duyuyorum. Ben bir anneyim ama 18 yıl boyunca annelik duygusuyla degil, daha çok bir egitimci duygusuyla hareket ettim. Yoksa bardağı tutmasını öğretmez, ona kıyamaz ve her seferinde suyunu ben içirirdim. Onu sevdigim için “kendim başardım” duygusuyla kendi mücadelesinden de gurur duymasını da saglamalıydım. Hayatı boyunca önune çıkacak tüm engellerde öz guveni ona yol gösterecektir.

Evet biz özel çocuk anneleri “bizden sonra onlara ne olacak” demekten kendimizi alamayız. Onları ne kadar büyütsek de, her şeyi öğretsek de, bu duygudan kurtulamayacağız. Çünkü biz: anneyiz.
Ve bunu sadece özel çocuk anneleri değil, her çocuk annesi düşünür.

Gerçek şudur ki; milyonda bir sansımız bile varsa mücadeleden asla vazgeçmemeliyiz.

Ben şanslıydım.
Evet hem bedensel, hem zihinsel engelimiz vardı ama Cansın 1.5 yaşındayken hepsini öğrendiğimde, eğer mucadele etmezsem geriye baktığımda “neden yapmadım” demenin altında bir anne olarak çok ezileceğimi erkenden gördüm.

Ben sanslıydım!
Onu bir eylem için bile, binlerce kere yapması için uğraştırdığım oğlum, bana hep güvendi ve azimle hep denedi.

Ben şanslıydım!
Ben, mücadeleci bir insandım ve kendim gibi mücadeleci bir can dünyaya getirmiştim.

Çok sanslıyım!
Onun gibi kocaman yürekli bir oğretmenim olduğu için ve onun öğrenciliğinde insanlığın ne demek olduğunu çok daha iyi görebildiğim için.

Ve son olarak;
Bundan hiç bir şey beklemeyin dedikleri çocuk, fotografta gördüğünüz gibi artık tüm kaslarını çalıştırıyor; hem bedenen, hem de ruhen mutluluktan uçuyor 🙂

Ben engele engel demem, engel BEN olmadıkça.

Serpil Çavuşoğlu

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ