Çocuğunuzun Özgüvenini Sarsmayın!
Tipik koruyucu ve kontrolcü ebeveynlerden misiniz?
Hiçbir anne-baba çocuğunun öz güven gelişimini olumsuz etkilemek istemez. Ama belki de, kalıplaşmış bazı davranış ve sözel ifadelerle, farkında olmadan küçüğümüzün öz güven gelişimini yaralıyor olabiliriz.
“Sen küçüksün yapamazsın!”
Bu ve bunun benzeri bazı cümleleri çocuğuna bir kez bile kurmamış anne-baba var mıdır? Çocuğumuza, kalıplaşmış bu olumsuz saptama ile “sen bunu deneme bile, yapamayacaksın, küçüksün” mesajı vererek, öz güven gelişimini olumsuz etkilemiş oluyoruz. Peki ama “tehlikeli ya da gerçekten yapamayacağı bir şey ise ne söyleyeceğim? Nasıl ifade edeceğim?” soruları geliyor aklımıza hemen değil mi? Asla çocuğumuzun beceri, yaş, durum, cinsiyet vs. özelliklerine atıfta bulunarak, yapamama nedeni olarak bunları söylememeliyiz. Böyle bir durumda, çocuğumuzun yapmayı istediği konu gerçekten tehlikeli bir durum ise, önce konuyu ona anlatmamız gerekiyor. İstediği şeyin tehlikeli olduğunu, tehlikenin neden olduğunu, canının yanabileceğini ve bu nedenle yapmamasının doğru olduğunu söyleyip, kararlı bir şekilde tavrımızı sürdürmemiz gerekir. Yapabileceği bazı şeylerde de çocuğumuzu olumlu ifadelerle cesaretlendirmeliyiz. “Denemeye devam et, yapabilirsin” gibi…
“Kocaman çocuk oldun…”
Çocuklarımızın yapamadığı şeylerde onlara, “kocaman çocuk oldun hala yapamıyorsun” eleştirisinde bulunduğumuzda şunu bilmeliyiz ki bu söylemin sonucunda hiçbir olumlu sonuç olmayacak. Bunu söylediğimiz konuda çocuğumuzun özgüvenini baltalamaktan başka bir şey yapmış olmuyoruz. Böyle bir söylem yerine dikkatini yapamadığı konuya vermesi için çocuğumuza destek olmalıyız. Mesela boya yaparken dışarı taşırarak boyuyorsa “kocan çocuk oldun hala dışarı taşırıyorsun” demek yerine, “çok güzel boyuyorsun ve dışarı taşırmamak için de dikkat ediyorsun değil mi?” demek onu olumlu motive edecektir.
“Dikkatli ol, düşersin!”
Özellikle çocuğumuz yürümeye başladığında, bir yere tırmanmak istediğinde, parkta oynarken en çok kullandığımız cümledir herhalde. Oysa bu kalıplaşmış cümleyle çocuğumuza sadece olumsuz mesaj vermiş oluyoruz. Düşündüğümüz gibi onu uyaran bir dikkat cümlesi değil… Çocuklarımızın etrafında sürekli onlar hareket ederken bu cümleyle onların bilinç altlarına olumsuz kayıtlar gönderiyoruz. Bu cümle çocuklarımızın beyninde yalnızca onların özgüvenlerini zedeleyen bir uyarı olarak kayıt ediliyor.
Çocuklarımız ile kurduğumuz iletişimin bir kez daha ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Her zaman, her konuda olduğu gibi, onları destekleyici, öğretici ve olumlu yaklaşımlarla hareket etmenin onların gelişimlerinin en önemli parçası olduğunu söyleyebiliriz. Mutlu ve başarılı çocuklar yetiştirmek tesadüf değildir!
Sevgiyle kalın…
Ülkü YILMAZ

