Aldatmayan Erkek Olur Mu?
Sorması gerçekten kolay, bir kaç saniyede dökülüveren bir soru ama cevaplaması bir o kadar zor ve kişiden kişiye değişebilecek bir konu. Vardır sizin de arkadaşlarınız, özellikle cinsel deneyimlerini konuşan, anlatan ve bundan da gizliden gizliye bir haz duyan kişiler. Ben açıkçası nefret ederim böyle bir konudan ama yakın arkadaşlarım arasında bile bu şekilde davranan bir kaç kişi var. Bir nevi bir kompleksin ya da tatmin olamamışlığın dışa vurumudur aslında bu hareket. Bu şekilde kompleksi olmayan ama yine de dolaylı yollardan eşini ya da kız arkadaşını aldattığını duyduğunuz arkadaşlarınız da olmuştur. Ya sizden yardım istemişlerdir, ya da siz onların aile saadetlerini korumak için istemeyerek de olsa yardım etmek zorunda kalmışsınızdır, yalan bile söylemişsinizdir.
Peki esas konumuza gelelim. Aldatmayan erkek olur mu? Ya da soruyu biraz daha genişletilmiş olarak sorarsak bir erkek eşini neden aldatır? Bu son sorunun aslında pek çok cevabı var. En kolay akla gelebilen cevaplar aşağıdaki gibi:
Genetik Kod Kuramı: Erkeklerin genetik kodlarında şartlar ne olursa olsun üreme programı vardır. Üremede erkeğin fonksiyonu kadının ki kadar zor olmadığından (hamilelik yaşama, hormonal değişim, doğurma vs. hepsini kadınlar yaşar) neslin devamını sağlama görevi erkeğe verilmiştir. Ya da başka bir deyişle erkekler bunu böyle algılamaktadırlar. Ayrıca, erkeklerin herhangi bir cinsel işlev bozuklukları yoksa neredeyse 7/24 cinsel ilişki yaşamaya hazırdırlar. İşin özü biyolojik olarak erkekler cinsel ilişkiye daha uygundurlar ve her şartta bu işlevi yerine getirmek isterler.
Toplumsal Etkiler: Toplumun erkeğe cinsellik konusunda büyük baskıları vardır. Çocuklukta pipisini herkese sergiletme ya da benim çapkın oğlum gibi böbürlenmeler daha erkek çocuğun ilk yıllarda duyacağı konulardır. Evlilik yaşına geldiği halde evlenmeye yanaşmayan erkekler için de toplum hemen kendini sorumlu hisseder. İlk akla gelen şeyler bu çocuk homoseksüel mi, cinsel sorunları mı var, ya da geneleve gidiyor mu gitmiyor mu gibi şeylerdir. Anadolu’da evlenmemiş yetişkin erkek çocuğunun geneleve gittiğini duyan ya da öğrenen pek çok anne-baba derin bir oh çeker. Homofobik toplum yapımızda bir nevi rahatlamadır bu. Ölümü görünce sıtmaya razı olur toplumumuz. Topluma göre kadın erkeğin elinin kiridir. Yani erkek, kadını bir obje gibi kullanıp kirletir ve işi bitince de bir kağıt mendili atar gibi çöpe atar ve ondan kurtulur.
Açık büfe şansı varken neden fiks menü? : Evliliğin ya da ilişkinin başlangıcında erkekler için her şey heyecan vericidir. Ama 4-5 yıl gibi kısa bir zamandan sonra erkeklerde yeni bir heyecan arayışı başlar. Aslında bitmeyen libidoya uydurulmuş iyi bir kalıptır bu. Samimi arkadaşlarımdan çok yoğun duyduğum bir söylemdir bu. “İnsan her gün yağdan, baldan usanır.” anlayışı hakimdir.
Macera/ Adrenalin Tutkusu: Hz. Adem ve ona eş olarak yaratılmış Havva anamızın etkisinde kalıp da Yasak Elma’dan yedikten beri, erkek ya da kadın her insanın en büyük sınavı olmuştur yasaklanan şeyden uzak olmak. Zina (eşini aldatmak) bütün ilahi dinlerde büyük günahlar arasında sayılmıştır. Evlenilen kişiyle münasebet bir kaç sınırlama dışında erkeğe/kadına serbest bırakılmıştır. Ancak, insanoğlu yasaklara uymamaktan garip bir heyecan ve haz duyar. Yasak olana ulaşmak, ona sahip olmak elinde olandan her zaman daha çekici gelmiştir. Evrim sürecinden geçmekte olan insanoğlunun erkeklerinde de adrenaline ve heyecana duyulan ihtiyaç kadınlarınkinden daha fazladır. Bu yüzden erkek aldatmaya daha meyillidir.
“Erkek aldatmaz, zaman zaman çapkınlık yapar” Anlayışı.: Hal böyle olunca da aşırıya kaçmamak kaydıyla erkeğe aldatma konusunda toplum tarafından verilmiş izin vardır.
Aldatma Konusunda Kadın-Erkek Eşitsizliği: Aldatma durumunda, kadın affeder yuvasını kurtarır erkek öldürür ya da boşanır namusunu kurtarır. İşin ilginç yanı, kadınlar bile aldatılan yakın bayan arkadaşlarına eşini affet, çocuklarının mutluluğunu kurtar gibi telkinlerde bulunur. Eşinin kendisini aldattığını öğrenen bir erkeğin hata yapmış olan eşini affedebilme yüzdesi nedir? Bilmem. Çünkü ben böyle bir şey hiç duymadım.
Ortam yukarıdaki gibi olunca erkek neden aldatmasın? Tabiki her erkek eşini aldatacak diye bir şart yok ve aldatmaz da. Ama bu gerçekten aldatmak istememesinden mi yoksa başka nedenlerden dolayı mıdır? Hemen hemen her erkek bence bunun hayalini kurar ama bazı nedenlerden bunu gerçekleştiremez. İşte bu nedenlerden bazıları:
- Dinsel ve manevi inançları yüksek olduğundan büyük günah işleyip cehenneme gitme korkusu,
- Çocuklarının, eşinin, ve kendisinin mutluluğunu bozma korkusu (ki böyle kişilerin sayısı yok denecek kadar azdır),
- Cimrilik ve parayı daha çok sevme (çapkınlık fazladan para harcamayı gerektirir çoğu zaman),
- Başkaları duyarsa rezil olurum korkusu, vb.
Bir de tabi işin teori ve pratiği konusu vardır. Örneğin, 100 kişiye sorsak “Yolda yürürken içinde 50.000 dolar olan bir evrak çantası bulsaydınız ne yapardınız?” diye bir kaç sivri dilli kişi haricinde hemen hemen herkes ahlak dersi verip polise teslim ederdim, sahibini arardım, vb. cevaplar verirler. Oysa, böyle bir çantayı bulan kaç kişi acaba verdiği ahlak dersine uygun hareket eder? Pek azı bence ve zaten toplumun büyük çoğunluğu böyle kişilere enayi etiketini yapıştırıverir. Benzer olarak “Bir erkekle beraber olmak isteyen kadın olmadıkça” ya da “başka bir kadına ulaşma ihtimali olmayınca”, erkek bir anda eşinin ya da partnerinin aşk böcüğü olup sadık koca rolünebürünür. Ama gerçekler başkadır. Güzel, çekici ve bir de üzerine erkeği baştan çıkarmak isteyen bir kadına hangi sadık koca ya da erkek arkadaş(!) karşı koyabilir ki? Bence hemen hemen hiç biri…
Şimdi okuyucular olarak bana da aynı sorunun sorulduğunu hisseder gibiyim. Peki, “Sen hiç karını aldatmadın mı?” Manevi değerleri ön planda bir erkeğim, ne diyebilirim ki…
Bir AnneyleBebek Okuyucusu
