Anne Olmak İstemiyorum!

Anne Olmak İstemiyorum!

Geçenlerde bir ropörtaj okudum, konusu çok dikkatimi çekti:

Anne olmak istemeyen kadınlar‘dı başlığı.

Okumadan ön yargılarım doğrultusunda “Ne saçma! Bir kadın neden anne olmak istemez?” dedim kendi kendime.

Yazıda bir çok kişiden görüş alınmış, eni konu sohbet edilmiş. Bir kaçını okuma fırsatı buldum. “Ben çocuk doğurmak istemiyorum çünkü kendimi hazır hissetmiyorum, bu dünyaya bir canlı getirmek istemiyorum, özgürlüğüme düşkünüm, çocuklar gereksiz gürültüden başka bir şey değil, çocuk yerine hayvan beslerim” gibi  bir kaç düşünce daha…

Önce çok saçma geldi ve dedim ki evli bir kadın sağlık problemi olmadığı sürece neden kendisine benzeyen ufacık, yumuk yumuk elleri olan, mis gibi cennet kokan bir canlı dünyaya getirme konusunda bu kadar gaddar olabilir?Bunlar gerçekten çocuk düşünmemek için bir engel midir?

Sonra yine iç duyularım eşliğinde kendi kendime ben bu kadar bana karışılmasından rahatsız olurken neden insanların görüşlerine saygı duymuyorum? “Benim için ön planda olan manevi değerlerin başkası için geri planda olmasından daha doğal ne olabilir ki?” acaba diyerek bu doğrultuda kızdım kendime.

Başkasının özeline, özel dünyasına ancak uzaktan gözcülük yapabileceğime karar verdim. Dün televizyonda bunaltıcı, karamsar haberleri seyrederken bir kadının küçücük bebeği yolun kenarına bırakarak oradan nasıl kaçtığını seyrettim. Bu tarz haberleri her duyduğumda olduğu gibi tüylerim yine diken diken oldu.

Peki neden?

O masum sebinin gelecek mutlu günlerine engel olmaya kimin hakkı var? Madem böyle bir sorumluluk almaktan kaçan bir insan bunun tedbirini neden önceden almaz, alamaz?

Evet, herkes anne olamaz OLMAMALI DA ZATEN!!!!

Masumiyetini yitirmiş, gözü kara insanlar çocuk doğurmamalı asla. O bebeği yolun kenarında bırakırken aslında bir kişiliği sokak ortasına bırakmış olmuyorlar mı? Boşa geçen bir çocukluk, gençlik, kötü bir mazi bırakmıyorlar mı hafızalarda?

Bu tür olaylar sadece Türk filmlerinde seyrettiğimiz, mutlulukla biten ve sonunda annesine babasına kavuşan çocukların hikayesi olmuyor, olamıyor maalesef. Çok üzücü, etrafımda o kadar yakın dostlarım var ki evlat hasretiyle yanıp tutuşan.

Peki onlara hakaretin en büyüğü olmuyor mu bu yapılanlar? Doğurmak mesele değil önemli olan onu şevkatli, huzurlu bir ortamda büyütebilmekte. Bu durum asla bitmeyecek farkındayım.Bir kaç güne bir haberlerde yine seyretmeye devam edeceğiz. Kısa bir haber olacak, çöpün kenarında, cami avlusunda, poşette bırakılan çocuğa hastane görevlilerince UMUT adı verildi denecek. Ve bizim seyrettiğimiz kadarıyla unutulup gidecek.

Hayata tutunması veya tutunamaması yalnızca onun kendi ellerinde olacak.

Biz yeni haberler duyana kadar daha çook nice UMUT’lar kaybolacak biz farkında olmadan bu büyüyen çirkin dünyamızda…..

Yağmur ve Yavuz Arda’nın Annesi Meltem

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Robot Değilim * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.