Bankacı Bir Annenin Pişmanlığı

Bankacı Bir Annenin Pişmanlığı

Hayatta hepimizin keşkeleri olmuştur elbette. Hiç yapmak istemediği ancak buna mecbur olduğu ya da mecbur edildiği zamanlar. Benim en büyük KEŞKEM kızımı 41 günlükken işe başlamak olmuştur. Daha süt kokarken teni, gecelere kadar yaşam savaşıyla boğuşurken onu koklayıp doyamamak; ancak uykusunda sevmek, dokunmak… Peki neden buna fırsat verdin derseniz biraz cahillik, gelecek kaygısı ve en önemli olduğunu düşündüğümüz kariyer ve para hırsı… Bunların hangisine değdi dersiniz?. Tabiki hiç birisine. Pişmanım kızımın hayatından çaldığım için, pişmanım onun ilk yemek yemesini, ilk yürümesini, ilk konuşmasını görüp duyamadığım için. Bankaların çalışma konusunda en hararetli olduğu dönemlerden bahsediyorum. Hani şu gece yarıları 23:00 sularında evlerimize döndüğümüz zamanlardan. Öğle aramız yoktu o zamanlar. Annem kızımı şubeye getirir ve bulduğum küçük bir mutfak veya arşiv neresi olursa emzirip yeniden eve gönderdiğim günleri düşündükçe pişmanlığım her geçen gün artıyor. Şimdi oğlum da ne mi yapıyorum? Tüm zorluklara rağmen sevdiğim bankacılıktan oğlum için feragat ettim. Evdeyim, sabah uyanınca yanındayım gece yatana kadar. Bugüne kadar imrendiğim şeyi yapıyorum mesela, pusetine yatırıp saatlerce temiz havada, parklarda yürüyüş yapıyorum. Kızıma mı? Yıllar sonra kahvaltısını hazırlayıp göndermenin akşam ise okul dönüşü karşılamanın, gösterilerine, toplantılarına gitmenin keyfini yaşıyorum. Aslında ben hep küçük şeylerden mutlu olmasını başarıyorum.. Çalışan anneler tabiî ki  işinizi bırakın demiyorum. Ama şöyle durup bir düşünün HAYAT PİŞMANLIKLARIMIZI DİNDİRECEK KADAR UZUN DEĞİL… Çocuğunuzla kıymetli vakit geçirmek için ona bir şans verin…

Yağmur ve Yavuz Arda’nın Annesi Meltem

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Robot Değilim * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.