Bebekle Yolculuk ve Tatil Nasıldır?

Bebekle Yolculuk ve Tatil Nasıldır?

Bana sorarsanız; şartlar uygunsa, doğumdan sonra, biraz rahatlamak için, birkaç gün de olsa, bir yerlere gitmek, iyi bir fikir olabilir. Sevdiğiniz bir yakınınızın, kendinizi rahat hissedeceğiniz evini ya da oteli tercih edebilirsiniz. Bence evde kalmakla, otelde kalmak arasında, yapılacak hazırlıklar açısından çok fark yok. Ben, ilk yolculuğumu, oğlum 5 aylıkken İstanbul’a, eşimin kuzeninin yanına yapmıştım. Aslında bir taraftan gitmek isterken bir taraftan da, ilk kez bebeğiyle yolculuğa çıkacak her anne gibi; “Nasıl olacak? Acaba gitmesem mi? Arabada durur mu? Uyur mu? Ağlar mı? Gittiğimiz yerde ne yapar? Hastalanır mı? Anlar mı evde olmadığını?” diye bin bir çeşit soruyla boğuşup, çok kararsız kalmıştım. Tüm bu soruların aklımızdan geçmesi çok çok normal, değil mi? Çünkü, bebekle ilk yolculuk her anne için biraz endişe vericidir. Gitmeye karar verip, hazırlık aşamasına gelince, bebeğin her şeyini yanına almak istiyor insan. Hiçbir şeyi unutmamak, her türlü durum için ne gerekiyorsa yanında taşımak istiyor… Oysa çok abartılı bir hazırlığa gerek yok diye düşünüyorum. Unutulan şeyler gidilen yerden de alınabilir. Önemli olan yolda ihtiyaç olacak şeyleri tam olarak yanımıza almak. Yol için ayrı bir çanta yapmak bu sorunu otomatik olarak çözülüyor. Bebeğin, bezi, yedek kıyafeti, çorabı, önlüğü, ince bir battaniyesi, ıslak mendili, kullanıyorsa maması, biberonu, emziği, içiyorsa suyu, ek gıdaya geçtiyseniz bir meyve püresi, yolculuğun süreceği zamana göre bozulmayacak bir sebze püresi hazırlayıp, birkaç tane bebeğinizin sevdiği oyuncağı ve de biraz poşeti çantanıza atabilirsiniz. Yola eğer arabayla gidiyorsanız, çantanın bu şekilde dolu olması size yük olmayacaktır. Uçak ile gidecekseniz püreleri, mama ve biberonu yanınıza almamanızı, önceden beslemenizi öneririm. Böylece gereksiz ağırlık olmamış olur. Uçakla yolculuk süresi zaten kısa olduğu için, bebeğiniz de huzursuzluk yaşamayacaktır. Asıl valize ise, kalacağınız gün sayısına göre bebeğinizin tulumlarını, kıyafetlerini, bodylerini, çoraplarını, şuruplarını, tırnak makasını, şampuanını, havlusunu, banyo süngerini, bezini, battaniyesini koyabilirsiniz. Böylece yola çıkmaya hazırsınız!

Tecrübe edilmemiş bu durum “ya şöyle olursa, ya böyle olursa” diye yazılan senaryolardan dolayı tamamen annenin kendisine eziyetine dönüşebilir! O nedenle, olabilecek her türlü durumun çözümünü düşünmeniz, sizi rahatlatmaya yetecektir. En zoru bebeğinizin hasta olmasıdır, ki; bu durumda da gidilen yerde mutlaka bir hastane bulunur…

Arabaya binip, bebeğinizi koltuğuna oturtunca, aklınız hala valizlerde olmasın? Bebeğinizle konuşa konuşa yolculuğunuzu yapmaya başlayın ve tadını çıkarın… Ona, tatile gittiğinizi ve nelerle karışılacağını anlatın. Saatte bir mola verin. Arabadan inip, temiz hava almak, hepinize iyi gelecektir. Gideceğiniz yere ulaştığınızda, bebeğinizi kucağınıza alın, başka birine vermeyin, bebek arabasına koymayın. Herşey ve herkes biraz beklesin. Kucağınızda bebeğinize etrafı tanıtın, anlatın.  Nereye geldiğinizi, kimlerin burada olduğunu, neden geldiğinizi tekrar tekrar, kısa kısa söyleyin. Emin olun ki; bu yeni yere alışmasında ve kendini güvende hissetmesinde çok etkili olacaktır. Bebeğinizle bu şekilde ilgilenmeye devam edin. Kısa sürede rahatladığını fark edeceksiniz. Tatilde günlerinizi geçirirken de mutlaka bebeğinizle birebir iletişim halinde olun,  uyuturken onunla konuşun, yanağını okşayın, sevin, elini tutun. Gündüz oyun oynayıp, sevdiği oyuncağını konuşturup, şarkı söyletin ve mümkünse bebeğinizin hep gözünün önünde olun.

Emin olun; birkaç günlüğüne de olsa, ev dışında başka bir yerde olmak, hepiniz için iyi bir değişiklik olacaktır…Yalnız; tatil bitip, eve döndüğünüzde de, uzunca bir süre evden çıkmamaya kendinizi yemin ederken bulursanız, şaşırmayın?Çünkü, evet, bebekle yolculuk ve tatil yorucu bir iş!

Sürekli bebeğinizi rahat ettirmek ve ihtiyaçlarını karşılamak için evde yaptıklarınızdan çok farklı bir şey yapmamış gibi hissedebilirsiniz kendinizi, ama, bir de şöyle düşünün; eşinizle sahilde, bebeğiniz mışıl mışıl uyurken, içeceğiniz bir kahve, yanında yiyeceğiniz ufak çikolata yada kar manzarasında yudumlayacağınız bir fincan çay veya uzun zamandır görmediğiniz sevdiklerinizle tatlı bir sohbet… İşte tüm bunlar, yorgunluğuma değdi dedirtecek ve size çok iyi gelecek!

Sevgiyle kalın.

Ülkü Yılmaz

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Robot Değilim * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.