Biorezonans İle Tanışalım…
Alternatif tıpla ilk tanışmam ve araştırmam, yıllar önce alternatif tıbbı reddetmeyen, aynı zamanda homeopat olan çocuk doktorumuz sayesinde olmuştu. Onun sayesinde homeopati ile tanışmış ve gerçekten ilaçlara sarılmadan, vücudun kendi savunma mekanizmasını harekete geçirerek tedavinin mümkün olabileceğini gözlemlemiştim.
Bu nedenle aradan yıllar geçince tesadüfen duyduğum biorezonans tedavisini de hemen denemek istedim. Böylece dijital homeopati de denebilen biorezonans ile tanışmış oldum. Biorezonans aslında bir enerji tıbbı yöntemi ve elektromanyetik frekanslarla uygulanıyor.
İnsan vücudu farklı elektromanyetik frekansları yayıyor. Vücudumuzdaki tüm dokuların, organların, salgı bezlerinin… vb. kendine özgü farklı frekansları var. Sağlıklı bir insanda yaş grubu ve cinsiyete göre olması gereken frekans aralıkları belli. Ancak hastalık durumunda veya vücuda yabancı frekansların girmesi halinde bu normal frekans aralıkları bozuluyor. Virüsler, bakteri, mantar, parazitler, ağır metaller, toksinler..vb vücudumuza sürekli girip frekansımızı bozan yabancı frekanslardan bazıları.
İşte biorezonans ile tüm bunlar tespit edilmekle kalmıyor, aynı zamanda ters frekanslar hastanın vücuduna verilerek tedavi de ediliyor. Güçlenen ve sağlıklı aralığına dönen frekanslar ile iyileşme sağlanıyor.
Özellikle alerjilerde, tiroid hastalıklarında çok başarılı. Vücutta biriken toksinlerin atılmasında, henüz ortaya çıkmamış pek çok rahatsızlığın erken teşhisinde de etkili.
Çocuklarımızı hastalandıkları zaman bir çok yan etkisi olan antibiyotiklere maruz bırakmak yerine, proaktif davranarak düzenli biorezonans taramaları ile bağışıklık sistemini güçlendirmenin daha sağlıklı olduğuna inanıyorum. Biorezonans terapisinin hiçbir yan etkisi yok. Bu yöntemi batı tıbbı ile birleştirerek öneren doktor sayısı da gün geçtikçe artıyor. Kendi üzerimde de, çocuklarım üzerinde de geçen yıl bunu denedim ve ilk kez hepimiz bir kışı grip olmadan, hiç ilaç kullanmadan geçirdik.
Efzun Dulundu
