Çocuğunuz Kardeşini Kıskanmasın mı İstiyorsunuz?

Çocuğunuz Kardeşini Kıskanmasın mı İstiyorsunuz?

Sevimli minik eve gelir gelmez herkesin onunla yakından ilgilenmesi, ağlaması, uyuması, emmesi, kakası gibi konuların evde konuşulan en önemli konular haline gelmesi, anne ve babanın ilgisinin yanı sıra dede-büyükanne gibi sevgi kaynaklarının da artık bu miniğin etrafında dönmesi ilk çocuğa kendisini ihmal edilmiş gibi hissettirmesi son derece normal değil mi? İlk çocuklar bu dönemde ebeveynlerini kaybetmeye başladığını düşünerek, artık kendisini sevmediklerini bile zannedebiliyorlar.

 “Küçük yardımcım…”

Hamilelik döneminden itibaren çocuğunuzla sık sık konuşarak, kardeşi hakkında neler yaşayabileceğini anlatabilirsiniz. Genellikle çocuklara kardeşinle oynayacaksın, parka gideceksin gibi beraber yapabilecekleri sevilen aktiviteler söyleniyor dolayısıyla da çocuk kardeşi doğar doğmaz bunları yapmak istiyor. Olmadığını gördüğünde ise üzülüyor. O nedenle, çocuğunuza kardeşi geldiğinde neler yaşayacağınızı basit şekilde anlatmalısınız. Hemen konuşamayacağını, yürüyemeyeceğini, onunla oynayamayacağını anlatabilirsiniz. Tüm bunları yapabilmesi için ona tüm aile iyi bakmanız gerektiğini söyleyebilirsiniz. Hatta onun da bazı konularda yardımına ihtiyaç duyacağınızı çünkü yorulacağınızdan bahsedebilirsiniz. Size yardım etmesi kardeşine de yakınlık duymasına yardımcı olacak ve kendisini yalnız hissetmemesini de sağlayacaktır. O nedenle, onu küçük yardımcınız seçin ve size yardım etmesi için bazı konular belirleyerek onu cesaretlendirin. Bebeğin bezini getirmek, ıslak mendil vermek, çoraplarını giydirmek, battaniyesini örtmek, beşiğini sallamak, emziğini vermek gibi… Tüm bunları o bebekken de yaptığınızı çocuğunuza anlatabilirsiniz. Hatta şimdi hatırlamıyorsun değil mi deyip, fotoğrafları göstermeniz son derece etkili olacaktır. Fotoğraflara bakarken ona bebekliğini ve nasıl onu beklediğinizi sevinçle ve sevgiyle anlatabilirsiniz.

“Sence hangisi?”

Bebeğiniz için alışveriş yaparken çocuğunuzu da götürmeniz iyi bir fikir olabilir. Hatta kardeşi için bazı şeyler seçmesine izin verebilirsiniz. Eğer ilgi göstermezse ona fikrini sorarak dahil edebilirsiniz. Eve döndüğünüzde çocuğunuzun bebekliğinden kalan sakladığınız bazı şeyleri ona göstererek, anılarınızı anlatabilirsiniz. Saklamak isterse ona verebileceğinizi söyleyip, bebekliğiyle ilgili bir oyuncak ya da bir tulumu ona verebilirsiniz.

“Seni seviyorum…”

Doğumdan sonra çocuğunuzla yalnız bir şeyler yapmaya çalışabilirsiniz. Eğer kardeşi olmadan önce yaptığınız bir rutin varsa onu devam ettirmeniz çocuğunuzu çok rahatlatacaktır. Uyumadan önce bir hikaye okuyup, onu çok sevdiğinizi söylemeniz huzurlu bir uykuya dalmasını sağlayacaktır.

Kıskançlığıyla baş başa

Kardeşi olan her çocuğun kıskançlık hissetmesi son derece normal. Fakat anne-babalar çocuklarının kardeşini kıskanmasını istemezler, hatta bu duygusunu yaşamasına bile izin vermeyip, baskılamak isterler. Oysa çocuğun bu duyguyu yaşaması gereklidir ve beklenen bir durumdur. Bazen anne-babalar çocuklarının kardeşini kıskanmadığını gururla ve sevinçle ifade ederler. Kıskançlık duygusunu içine atarak yaşayan çocuk duygusunu belli etmez ve bazen ebeveynler bunu anlayamayabilirler. Çocuğunuzu bir kardeşi olduktan sonra çok iyi gözlemlemeyerek, yaşadığı duygu durumunu anlayabilirsiniz. Kardeş kıskançlığını içine atarak yaşayan çocuk bazı belirtiler gösterir; yemeğini yemek istemeyebilir, çabuk öfkelenebilir, sık sık ağlama krizleri yaşayabilir, kurallarınızı reddedebilir, kreş ya da okulda başarısızlık gösterebilir. Anne babalara bu süreçte çok büyük sorumluluk düşüyor. Özellikle annenin tüm zamanını alan minik bebek ve yorgunluk bazen annenin büyük çocuğuna ayıracağı zamandan da alabiliyor. Böylece yalnız kalan çocuk daha da içine kapanarak, mutsuzlaşabiliyor.

Her anne baba için çok zor bir dönem; hem bir bebekle hem de bir çocukla ilgilenmek. İkisine birden yetmeye çalışmak ise anneler için son derece yorucu. Ama sağlıklı bir kardeş ilişkisinin temelleri de bu dönemde atılıyor. Özellikle ilk çocuğun bu dönemdeki tecrübelerinin ve algısının, doğru ve olumlu olması için anne ve babaların iki kat sabır göstererek özveride bulunmaları gerekiyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Robot Değilim * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.