Deli Kadınları Üzmeyin!
Hayata karşı dimdik, dizleri defalarca kanamış, yaralanmış, sırtı kalbura dönmüş delik deşik…
Gözyaşlarını içine akıtmış, ne acısı belli ne kötüsü. Sır tutar dert dinler çözüm bulur. Yara sarar, tamir eder öper iyileştirir. Elindekiyle mutlu olmayı bilir hep daha iyisini hayal etse de…
Dişiyle, tırnağıyla, düşüyle… Çabalar emekler! İlmek ilmek örer hayatını! Sevince deli gibi sever iliklerine kadar, özlemleri akıl işi değil. Ama silmişse bitmişse düşüncesinde, yüreğindeki yaralar hiç önemli değil!
Yüreği deli, aklı deli, fikri deli, sevdası işi gücü içi dışı deli… Hep bir yani çocuk! Dışarıda dimdik, çoğu adamdan daha adam, daha yiğit! Ama evinde şömine kedisi, evin küçük kızı…
Babalarının güçlü kızlarıdır deli kadınlar, verilmiş sözleri vardır hayata dair. Hem eş hem dost hem arkadaş hem can yoldaşıdırlar. Zor zamanlara Hızır gibi yetişirler, pratik çözümleri vardır, hem komik hem tatlı hem biraz müşkülpesent.
Ulussuzdurlar nerde görseniz tanırsınız. Rengi dili dini ırkı fark etmez. Olabildiğine anne eş evlat. Onları şevmişseniz hem cenneti hem cehennemi yasarsınız aynı anda. Kahkahaları bol, üzüntüleri bile ayrıcalıklıdır. Dipsiz bunalımlardan silkinip gülümseyerek uyanırlar. Kendinizi iyi hissedersiniz yanlarında, huzur bulursunuz, mutlu olursunuz.hep bir heyecan dinamizm olur hayatınızda!
Hele bide anne olmuşsa deli kadın, tadından yenmez. Hem büyür hem büyütür içindekilerle bebeğini. Deli kadınlar yetiştirir kendi gibi ya da güçlü nazik dimdik adamlar.
Ne demiş Ahmet Arif :“Deli kadınlar iyidir… Çünkü ne kahkahaları tutsak, ne gözyaşları sınırlı, ne arzuları mahpus, ne öfkeleri prangalıdır…”
Siz siz olun deli kadınları üzmeyin.
Mina’nın Annesi Ayşegül Bayhan
