Evet Oğlum, Temiz Olan Her Şey Beyazdır!
EVET OĞLUM, TEMİZ OLAN HER ŞEY BEYAZDIR !
13 Mayıs 2012 tarihinde oğlumla yaşadığım bir olay aynen şöyledir.
Günün koşturması sonunda evimize ulaşmak için son minibüs seferimiz için Cansın ile birlikte en arka koltuğa yorgunluğumuzla birlikte yerleştik.
Önümüzdeki koltukta tam da bizim yaşlarımızda bir ana oğul oturuyordu. Çocuk annesinin kucağında, annesinin ona yedirmeye çalıştığı ekmek arası ile meşguldü. Aynı zamanda çevreyi seyrediyorlardı.
Deneyimlerime dayanarak olayda bir tuhaflık olduğunu sezmiştim. 13 yaşlarındaki bir çocuk, annesinin kucağında oturuyordu ve oturuş şeklinde bir tuhaflık vardı.
Daha özenli baktığımda bedensel bir sorun olduğunu anladım.
O andan itibaren yüreğimden akan bir duygu seli ile ana ve oğlun arasında geçen ulaşılmaz bütünlüğe yoğunlaşmıştım.
Anne hem oğluna yemek yediriyordu, hem de oğlunun sorularına özenle ve sabırla cevap veriyordu.
Her verdiği cevap, seçilmiş kelimelerden oluşuyordu.
Tam olarak, en saf hali ile karşılıksız sevgiyi soluyordum.
Aralarında geçen konuşma ise kısaca şöyleydi:
Çocuk gökyüzünde tomarla dolu olan beyaz bulutları annesine göstererek;
– Annecim, bu bulutlar çok temiz oldukları için mi bembeyazlar?
(Anne gülümsedi.)
– Evet oğlum.
– Peki annecim, temiz olan her şey beyaz mı olur?
(Anne tekrar gülümseyerek eğildi ve oğlunun başına bir öpücük kondurduktan sonra cevap verdi.)
– Evet oğlum, temiz olan her şey beyaz olur.
– Hııııı anladım.
Anne bulutlara bakarak acı bir nefes çekti ve oğluna bakarak son bir şey daha söyledi.
– Tek dileğim; gelecekte senin hep beyazlarla karşılaşmandır oğlum!
Çocuk anneye bakarak gülümsedi.
O andan itibaren içim buz kesmişti.
O söylenen son sözde gizlenmiş çok fazla dua vardı.
Bir çok endişenin harman edildiği, çok açık bir korku vardı!
Ön sırada oturan kadın, çocuğunun geleceği için endişeler deryasında çırpınan bir anneydi.
Şu an gücünün yettiği her kötülükten oğlunu çekip koruyabilen, onu olabileceği en güvenli yerde, yani ana kucağında tutan ve oğlu büyüdükçe engel olamayacağı şeyler için dua eden bir anneydi.
O, bedensel engelli çocuğu için, içi cayır cayır yanan bir anneydi!
O an, dünyadaki tüm pislikleri temizleyip bembeyaz yapmayı ölesiye istemiştim.
Dilerim, tüm yavrularımız süt beyazı bir hayat sürsünler.
Tüm kötülükler yavrularımızdan sonsuza kadar uzak olsunlar.
Tüm anaların en büyük duası bu değil mi?
Bu duam için ‘umarım kabul olur’ dedikten sonra, aynı durumları yaşayarak tüm engellerle mücadele ettiğim oğluma, her zamanki gibi sıcacık ve sımsıkı sarıldım.
