Evlenmeden De Evlat Edinebilirsiniz

Evlenmeden De Evlat Edinebilirsiniz

AnneyleBebek.com’un Kurucusu Yadigar Işıldar’ın, 23 Kasım 2015 tarihinde yayınlanan Milliyet Gazetesi’ndeki Yazısı…

Doğurmak kadar kutsal bir karar evlat edinme kararı…

Zorlu bir karar, zor bir karar ama çok kutsal…

Evlenmeyen, evlilik düşünmeyen ya da çocuk sahibi olmak için hala evlenmek gerektiğini düşünenlere iyi bir haberle başlayacağım yazıma:

2002 yılında değişen medeni kanun ile evlat edinmede evli olma şartı aranmıyor. Evlat edinmek isteyen ve evli olmayan kişinin otuz yaşını doldurmuş olması gerekiyor. Evli olmayanlar birlikte evlat edinemiyor. Anne olma özelliklerini taşıyan bekar kadınlar gibi, baba olma özelliklerini taşıyan bekar erkekler de evlat edinebiliyor. Bu durum ve düşüncede olan kişiler daha fazla aile baskısına maruz kalabiliyor ne yazık ki. Oysa; çalışan, üreten, mutlu yuva ihtiyacı olan bir çocukla, bu sevgiyi ve ortamı sağlayabilecek kişinin buluşmasına itiraz etmek yerine destek verilmeli.

Çiftler evlat edinme kararını netleştirmeden önce; anne&baba olmaya hazır olduklarından, evliliklerinin iyi gittiğinden, çocuk sahibi olmayı istediklerinden emin olmaları, en önemli ve üzerinde çok düşünülmesi gereken konulardır.

Zaman zaman evliliği yolunda gitmeyen ve çocuğu olmayan çiftler, evlat edinme kararının evliliği kurtaracağını düşünerek büyük hata yaparlar. Evlat edinilen, sevgi dolu yuvaya her şeyden çok ihtiyacı olan çocuğa bu sorumluluğu yükleyerek; hem kendi yaşamlarını, hem de bu karmaşık durumdan habersiz çocuğun yaşamını daha zor, bazen çekilmez duruma sokmuş olurlar.

Gelecekte ne olacağı belli olmamakla birlikte, evlat edinme kararı alındığında minimum mutsuzluk haliyle bu karara varılması herkes için en sağlıklı ve en güzel olanıdır.

Bu konuyu değerli psikiyatr Timur Fadıl Oğuz Hocam ile yaptığımız ‘Çocukla Aşka Devam’ isimli söyleşimizde de değerlendirdik, izlemenizi öneririm.

Çocuğu olduğu halde evlat edinen çiftleri çok takdir ediyorum. Az da olsa var böyle aileler.

Evlat edinmeye kesin karar vermek, belki de bu işin en zor yanı.

Karar verme aşamasını geçtikten sonra, evlat edinilecek çocuğun yaşı ve cinsiyeti çok önemlidir. Kısmen; yetiştirirken daha az sorunla karşılaşılacağı için 0-1 yaş aralığında bebek tercih edilmektedir.

1 yaş üzeri olan korunmaya muhtaç çocukların korunma altına alınmadan önceki özellikleri (olumsuz aile koşullarından gelmeleri, kuruluşa gelinceye kadar olan yaşamlarında örselenmiş olmaları, tutarlı ve dengeli bir sevgi almamış olmaları… vb.) nedeniyle bir aile sıcaklığına ve güvende olmaya duydukları özlem, evlat edinmek üzere başvuran ailelerin de, genellikle çocuğu olmayan kişiler olmaları nedeniyle yıllardır çektikleri çocuk özlemi göz önüne alındığında, her iki ihtiyaç grubunun bir araya getirilmesi sonucu uyum süreci gösterilecek özveri ve sabır ile birlikte çok daha kolaylıkla atlatılabilmektedir.

Bu süreçte de Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü çalışanları her aşamada evlat edinecek kişi/çiftlerin yanında olarak gerekli danışmanlık ve rehberlik hizmetini vermektedir.

Neredeyse evlat edinen ailelerin tamamı; evlat edinilen çocuğun, öz evlattan farkı olmadığını söylemektedir.

Evlat edinen annelerden Yeşim Hanım şöyle anlatıyor duygularını:

‘Çocuksuz evlilik hayal etmedim, evlendiğimde en önemli konu benim için çocuktu, eşime bunu anlatamadım, çekindim. Bir arkadaşım beni iyi tanıdığı için evlenmeden önce eşimin babalığıyla ilgili sağlık engeli olup olmadığını öğrenmemi önerdi ama yapamadım. Korktuğum başıma geldi, çocuğumuz olmadı. Evliliğimizin 7. Yılında, ailemin, yakınlarımın itirazlarına rağmen, dünya tatlısı bir kız evlat edindik, henüz 3 aylıktı ailemize katıldığında. Evimiz neşe doldu, harika anılarımız var. Bir süre sonra eşimle boşandık, kızımla yaşıyorum ve çok mutluyuz. Mutluluğun tanımı kızım benim için’

Eğer bu karar verildiyse, Yeşim Hanım gibi çevrenin itirazları dinlenmemeli. Kararı verecek kişi yada kişilerde soru işaretleri varsa uzman desteği alınmalı.

İnandığım bir tümcemi tekrarlayacağım, yeri geldiği için: Herkesin mutluluk tanımı parmak izi kadar farklı…

Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ndeki konusunda uzman personelin desteğinin alınması, bu konudaki tüm süreçler için son derece önemlidir.

Söz konusu kurumun resmi web sayfasından aldığım koşullara da yer vermek istiyorum.

Evlat Edinme Koşulları
Evlat edinmede; küçüğün, evlat edinen tarafından en az bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması; evlat edinmenin her halde küçüğün yararına bulunması ve evlat edinenin diğer çocuklarının yararlarının, hakkaniyete aykırı bir biçimde zedelenmemesi evlat edinecek kişi veya eşlerin, evlât edinilenden en az on sekiz yaş büyük olması; evlat edinen ile edinilen arasında en fazla 40 yaş fark olması; ayırt etme gücüne sahip olan küçüğün rızasının alınması; 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 311nci ve 312nci maddelerinde yer alan hükümler hariç, 309ncu maddesinde belirtilen şekilde küçüğün ana ve babasının rızasının bulunması; küçüğün vesayet altında olması halinde, Türk Medeni Kanununun 397nci maddesinde öngörülen vesayet dairelerinin izninin alınmış olması; eşlerin en az beş yıldan beri evli olmaları veya her ikisinin de otuz yaşını doldurmuş bulunmaları,
koşulları aranmaktadır.

Evlat edinme öncesi 1 yıllık geçici bakım süresinde; aile ile çocuğun uyumu, yeterlilikleri gibi birçok önemli konuyla ilgili izleme raporu oluşturulmakta, ‘sosyal inceleme raporu’ adı verilen bu raporu da içeren dosya ile mahkemeye evlat edinme davası açılmaktadır.

Evlat edinilen çocuk, yasal olarak öz çocukların sahip olduğu tüm haklara sahiptir.

Evlat edinilen çocuğa, en doğru zamanda ve en doğru şekilde doğruyu söylemek şart. Aksi halde mutlaka birgün başkasından duyacaktır ve herkes için daha zor bir durum olacaktır.

Evlat edinen ve çok mutlu bir yuvaya sahip olmayı başaran yakın bir dostum çocuğuna bu gerçeği söylemeyi doğru bulmadı. Çocuk ergenlik dönemindeyken, ne yazık ki, ticari husumet içerisinde oldukları kişiler söyledi çocuğa evlat edinildiğini. Akla gelmeyecek zorluklar yaşandı, uzman desteği aldılar anne, baba ve çocuk. Kısmen aşıldı güvensizlik sorunu, ancak az da olsa, iz kalacağa benziyor.

Toplumunuzda komşu, akrabaların her konuya merakı hayli fazla. Bu nedenle de, gerçeğin söylenmesi geciktikçe özellikle komşulardan ya da komşu çocuklarından öğrenilmesi de an meselesidir.

Söylenmesi için 4-6 yaş aralığı önerilse de, her çocuğun psikolojik yapısına en uygun zamanı seçmek için mutlaka uzman desteği alınmalıdır.

Bu konu çok önemli ve hassas olduğu için ve sizlere en doğru bilgilerin ulaşmasını çok önemsediğimiz için, bazı konularda danıştığım Çocuk Hizmetleri Daire Başkanı Sayın Nusret Soylu’ya desteği için teşekkür ederim.

Mutluluğa, mutlu yuvaya ihtiyacı olan tüm çocukların, mutlu bir evlat yetiştirmek için sabırsızlanan tüm anne ve babalarla buluşmasını diliyorum.

Sevgilerimle,

Yadigar IŞILDAR

AnneyleBebek.com Kurucusu

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Robot Değilim * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.