Tüp Bebekte Tedavi Başarısı

Tüp Bebekte Tedavi Başarısı

Tüp bebek tedavisine başlayan her çift haklı olarak tedavinin başarı şansını sormaktadır. Son derece stresli olan bu tedavi sürecinin sonrasında başarı oranı her çift için farklı olacaktır. Tüp bebekte başarı şansı değerlendirilirken en önemli faktör anne adayının yaşı ve yumurta kapasitesidir. Kadının yaş arttıkça tüp bebek tedavi başarısı da azalmaktadır. Çünkü kadınların yumurta kapasiteleri yaşın ilerlemesi ile azalacak, yumurtlama kusurları oluşmaya başlayacaktır. Bazen kadınlarda farklı nedenlerden dolayı yumurta kapasitesi yaşa göre çok düşük olmaktadır. Bu durumda da tedavi başarısı olumsuz etkilenmektedir.

İlerlemiş erkek yaşı, tedavi başarısını kadına göre çok daha az etkilemektedir. Ancak kadın yaşının dışında diğer bazı faktörler de başarıyı etkilemektedir. Bunların en başında erkeğin sperm kalitesi gelmektedir. Özellikle spermde şekil (morfoloji) bozukluğunun olup olmaması hamilelik üzerine oldukça etkilidir. Bunun dışında kadında endometriozis hastalığının mevcudiyeti de tedavi sonucunu olumsuz etkileyebilmektedir.

İnfertilite (kısırlık) hastalarına eğer tercih ettikleri tüp bebek merkezi iyi donanımlı ise ve deneyimli bir ekip tarafından yürütülüyorsa ard arda üç denemeyi aynı merkezde uygulamalarını önermek gerekir. Çünkü her başarısızlıkta merkezi ve ekibi değiştirmek yeni tedavi protokolleri denenirken, önceki olumsuz tecrübelerden yararlanma şansının kaybedilmesine neden olacaktır.

Son yıllarda infertilite (kısırlık) tedavileri alanındaki anlamlı gelişmelere rağmen maalesef tüp bebek tedavisine başlanan her çift için hamilelik elde edilememektedir. 38 yaşından küçük, yumurta kapasitesi normal kadınlarda uygulanan ardışık üç tüp bebek uygulaması sonrası kümülatif hamilelik oranı %80’in üzerinde olmaktadır. Diğer bir deyişle infertilite (kısırlık) şikayeti olan 100 çiftin 80’inden fazlası ardarda üç tüp bebek tedavisi uygulaması içinde hamileliği yakalamaktadırlar. Tek tüp bebek denemesi için başarı oranı kadının yaşı 35’ten daha küçük ise, tüm tedavi basamakları sorunsuz gitse bile yaklaşık %50 civarındadır. 35-37 yaş grubunda hamilelik oranları %40-45’lere inmektedir. 38-40 yaş gurubunda ise bu oran ancak %30 civarındadır. Kadın yaşı 40-42 grubunda ise başarı %20’ye, 42’nin üstünde ise daha da düşük sayılara ulaşır. 45 yaş üzerinde her tüp bebek tedavisi denemesinde hamilelik şansı %5’in altındadır.

Bu başarı oranları ülkemizde ve yurtdışında iyi kalitede hizmet veren tüm tüp bebek merkezleri için yaklaşık olarak geçerli olan rakamlardır. Bazı merkezlerce verilen ve bu rakamların çok daha üstünde başarı oranları gerçeği yansıtamayacaktır.

“Azospermi” adı verilen erkeğin menisinde hiç sperm olmaması durumunda bazı cerrahi teknikler (mikroenjeksiyon) kullanılarak spermlerin testislerden alınması gerekmektedir. Bu teknikler sayesinde erkek kısırlığı konusunda devrim yaşanmıştır. Kanallarda tıkanıklığa bağlı gelişen “azospermi” olgularında kanalların içine mikro bir iğne ile girilerek (PESA) sperm alınmaktadır. Bu uygulamalarda sperm elde etme oranımız %99’a yakın olmaktadır. Sperm üretme sorunlarına bağlı azospermi varlığında ise testisin farklı alanlarından çok sayıda küçük örneklemeler yapılarak bu örnekler içerisinde sperm hücresi aranmaktadır. Bu testis örnekleri ince iğne ile (PTSA) ya da açık cerrahi ile (TESE) alınabilir. Sperm üretme sorunları olan hastaların yaklaşık %60”ında bu teknikler sayesinde sperm bulunabilmektedir.

Tedavi Öncesi Neler Yapılmalı

– Sigara içiyorsanız bırakılmalısınız. Sigara başta sperm hareketliliği olmak üzere üreme sağlığının birçok noktasında olumsuz etkilere sahiptir. Benzer şekilde kronik alkol kullanıcısı iseniz alkol tüketiminizi minimum seviyeye indirmelisiniz.

– Folik asit içeren vitamin desteğine başlamalısınız. Folik asit oluşacak bebeğinizin omurilik sisteminin gelişimine destek olacaktır. Bebek planlayan çiftlerin hamilelik başlamadan folik asit takviyesine başlamaları önerilmektedir. Folik asit dışındaki vitamin desteğinin gösterilmiş bilimsel yararı yoktur.

– Tüp bebek tedavi süreci tüm çiftler için oldukça stresli geçmektedir. Bu süreci özellikle gece uykuları olmak üzere mümkün olduğu kadar düzenli ve stressiz geçirmeye çalışın. Düzenli spor yapmak sizi hem fiziksel olarak, hem de psikolojik olarak daha güçlü hissettirecektir. Eğer stres yönetimini yapamayacağınızı düşünüyorsanız tüp bebek psikologlarından destek istemekten kaçınmayınız.

– Uygulanacak belirli bir diyetin tüp bebek başarısına faydalı olduğuna dair herhangi bir bilimsel veri yoktur. Ancak protein ağırlıklı beslenmenin yumurta geliştirici ilaçların oluşturabileceği riskleri azaltıcı etkisi olduğu bilinmektedir.

– Tercih edilen tedavi protokolüne bağlı olarak adetin 20 – 21. günlerinde hormonlarınızı baskılamak amacı ile bazı ilaçların (Lucrin, Suprecur, Synarel, Suprefact gibi) kullanılması gerekebilir. Bazı durumlarda da tüp bebek tedavi öncesinde doğum kontrol hapları veya estrojen (Estrofem gibi) kullanılması gerekebilir. Bu konular hakkında hekiminiz ile görüşmenizde fayda olacaktır.

– Tüp bebek tedavisi sırasında yapılması gereken laboratuar testlerinizi tedavi öncesi tamamlayabilirsiniz. Bu testler başlıca Hepatit B ve C taraması, HIV, Rubella IgG, kan sayımı, kan grupları tayinidir.

– Tüp bebek tedavisi öncesi hekiminizle beklentilerinizi, tedavi sürecinizi, başarı oranlarını ve maliyetleri ayrıntısı ile konuşmalısınız. Hekiminiz beklentileriniz ve süreç hakkındaki kaygılarınız konusunda profesyonel destek almanızı önerirse, mutlaka üreme sağlığı tedavileri konusunda uzman psikologlar ile görüşme sağlayınız. Ülkemizde maalesef tüp bebek tedavileri başarıyla yapılırken, destek hizmetler bir parça geri plana atılmaktadır.

Op.Dr.Birgül SARIKAMIŞ

Kadıköy Şifa Sağlık Grubu Tüp Bebek Merkezi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Robot Değilim * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.