Yabancı Kalıyor, Yabancılaşıyoruz!

Yabancı Kalıyor, Yabancılaşıyoruz!

Evet yabancılaşıyoruz bilerek veya bilmeyerek. Peki neden bu karmaşaya çocuklarımızı da hiç düşünmeden dahil ediyoruz?. Yabancı film kahramanları, oyuncakları yaratıyoruz kendi ellerimizle. Daha doğmadan “baby shower” lar yapıp yabancılaşmaya davetiye çıkartıyoruz . Kız çocuklarımızı Elsa, Sofia yapıyoruz balo kıyafetli, ellerinde sihirli değnekle,Barby bebekleri,little pony leri.. Erkek çocuklarımız Spiderman oluyor, kollarında Ben10 saatleri, ellerinde Şimşek MacQueen arabaları. Yemek için steak house lara götürüp ice tea ve latte içiriyoruz onlara. Neden bu kadar özentili hayat cezbediyor bizleri? Siz hiç doğum günü partisinde Nasrettin Hoca, Hacivatla Karagöz karakterli kostüm gördünüz mü? Ya da kız çocuklarına balo kıyafeti yerine neden yöresel kıyafetler giydirilmez? Eskiden lahana bebeklerimiz vardı hani şu tombul yanaklı. Günümüzde ise mankenliği ve zayıf kalmayı, her daim mayo ve topuklu ayakkabıyla minicik elbiselerle gezmeyi, saçları boyatmayı cazip hale getiren Barby ler ne zaman bu lahana bebeklerin yerine geçebildi? Kalıcı değerlerimizden çocuklarımıza anlatacak neyimiz kaldı? Evet şartlar bunu gerektiriyor artık ancak bu şartları da yaratan bizler değil miyiz?Korkarım ilerleyen zamanlarda çocuklarımıza artık yabancı isimler koyar hale geleceğiz. Geçen akşam yaklaşık 3 saat elektrik kesildi ve biz önce afalladık. Aman Allahım ne yapabiliriz diye düşünürken fenerin aydınlığında ailecek oyun oynarken bulduk kendimizi, boğuştuk çocuklarımızla yatakta yuvarlandık birlikte. Duvara düşen ışıkta ellerimizle gölge oyunu oynadık, spor hareketleri yaptık ailecek. Belki de çağımızın vurdumduymazlığını bir an için rafa kaldırdık.Elektrik geldiğinde ise yine kendimizi Disney Chanel seyrederken bulduk tabi. Özümüzü ne kadar az zamanda ziyan edebileceğimizin göstergesidir bu.  Biz anne babalar bu tür olayların önüne geçmediğimiz sürece de 10 yaşında makyaj yapan kız çocuklarımız olacak ya da asi bir gençlik yaratacağız kapıyı vurup çıkan. Her şeyi dozunda yaşamalarına imkan sunmak bizim elimizde. Abartıya kaçmamak bunun en basit kuralı olsa gerek. Hayal dünyalarında yaşadıkları prens ve prenses karakterleri gerçek dünyada onları üzecek hale gelmemeli. Akıllarında ailecek geçirdiğimiz vakitler, oyunlar kalmalı. Bilinç altında yarattığı karakterler,gün gelip onları zedelememeli. Gerçek hayatta gelgitleri olmamalı, etkisinden kurtulabilmeli çocuklarımız. Biz anne babalara bu aşamada çok büyük bir görev düşüyor.. Göreve hazır mısınız?

Yağmur ve Yavuz Arda’nın Annesi Meltem

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Robot Değilim * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.