Helikopter Ebeveynliğin Çocuklara Etkisi

Helikopter Ebeveynliğin Çocuklara Etkisi

“Helikopter Aile” kavramı nasıl ortaya çıkmıştır?

Helikopter Ebeveynlik kavramı ilk kez bir çocuğun annesinin hareketlerini “başımda helikopter gibi dönüyor” diyerek tanımlamasıyla ortaya çıkmış ve 1990’da Foster W. Cline ve Jim Fay’ın“Parenting with Love and Logic: Teaching Children Responsibility” kitabında “Helikopter Aile” kavramı olarak yer almıştır.

Helikopter ebeveynlerin özellikleri nelerdir?

  • Çocuklarını sürekli kontrol altında tutarlar: Çocuğun her alanına fazlaca müdahalede bulunurlar. Oyun oynarken, arkadaşıyla konuşurken, bir yere gidildiğinde anne-baba çocuğun hareketlerini, konuşmasını vs. kontrol altında tutar.
  • Çocuklarının yaşlarına uygun alabilecekleri sorumlulukları yüklenirler: Çocuklarının üstlenebilecekleri sorumlulukları anne-baba kendisi yapar. Çocuğun fiziksel, bilişsel, psikolojik ve sosyal alanlardaki alabileceği tüm sorumluluklarına müdahale eder.   
  • Çocuklardan her alanda (akademik, sosyal) başarı beklentileri yüksektir: Başarı beklentisi özellikle çocukların akademik hayatları ile ilgilidir. Çocuğun küçük yaştan itibaren okuldan getirdiği kendi sorumluluğu olan ödevleri, helikopter ebeveynler kendi ödevleriymiş gibi benimserler ve yaparlar. İlerleyen dönemde çocuğun okul hayatında yapması gereken tercihleri de kendileri yaparlar. Hatta meslek seçimini bile yapmak isterler. Sosyal alanda ise çocuklarının kimlerle nasıl arkadaşlık kuracaklarına hakim olmak isterler. Çocuğun sosyal çevresini kendileri belirlemek isterler.
  • Çocuklarının geleceği ile ilgili (özellikle akademik anlamda) kaygıları yüksektir: Çocuklarının nasıl bir iş hayatı olacağı, nasıl bir evlilik yapacağı konularında hakim olarak, kısa ve uzun vadede çocuklarının hayatlarını planlamak isterler.

“Helikopter Ebeveynlik” anlayışını benimseyen ailelerin çocuklarında nasıl bir sonuç ortaya çıkıyor?

Bu tutumla büyüyen çocuklarda görülen en önemli gelişim eksikliği; kendilerine özgü düşüncelerle değil, ebeveynlerinin düşünceleriyle hareket etmeleridir. Korumacı tutumu benimseyen helikopter aileler, çocuklarının yapabileceği pek çok şeyi kendileri yaparak, onların “yaşayarak öğrenme” deneyimlerini ellerinden alırlar.

Çocuğa ait tüm alanlarda yapılan gereğinden fazla müdahale, çocukların kendilerine yeterli hale gelmelerine, kendilerine güvenmelerine, sorumluluk alarak başarı ve başarısızlığı kendi başlarına tatmalarına büyük bir engeldir. Bu tutum ile büyüyen çocuklar öz yeterlilik konusunda yüksek derecede sorun yaşarlar. Düşük öz saygı ve öz güven ile birlikte gelen yetersizlik hissi helikopter ebeveynlik tutumunu benimseyen ailelerin çocuklarının temel sorunudur.

Diğer yandan, bu çocukların kişilik gelişimleriyle ilgili oluşabilecek önemli başka bir sorun ise, motivasyonlarının düşük olmasıdır. Başarılarını sürekli olarak ebeveynlerinin itici gücüyle ve yardımıyla elde eden bu çocuklar, içsel motivasyonlarını gerçekleştirmekte sıkıntı yaşayabilirler. Bu nedenle, hayatları boyunca başkalarının desteğine ihtiyaç duyar, yapacakları işlerde motivasyon eksikliği yaşadıklarında ise tekrar tekrar başarısızlığı tadabilirler.

Bununla birlikte, helikopter ebeveynler özellikle çocuklarıyla ilgili herhangi bir sorunla karşılaştıklarında endişeli tavırlar sergilerler. Depresif bir duygu durumu içerisine girerler ve elbette ki bu ruh halinin temel sebebi; mükemmeliyetçi ve kontrolcü davranışların etkileridir. Dolayısıyla helikopter ailelere sahip çocuklar, bu duygu durumundan etkilenerek büyürler. Bu yüzden de depresyon, kaygı bozukluğu, panik bozukluk gibi sorunları yaşamaları olağandır. Bu çocukların kendilerine ve hayata karşı negatif düşünceleri ve duyguları daha yoğundur. Hayattan keyif alamama, mutsuzluk seviyeleri diğer çocuklara oranla daha yüksek seviyededir. Kendi hayatları üzerinde söz sahibi olamayan, kendi iradesini kullanamayan ve yaşamını kontrol edemeyen bu çocuklar birey olup, büyüdüklerinde hayatları boyunca depresyona bir adım daha yakındırlar.

Dünyanın birçok sorunla dolu, güvensiz bir yer olması fikri, helikopter ebeveynlerde görülen yaygın bir düşüncedir. Bu düşünce, ailelerin ebeveynlik tutumlarını korumacı, elindeki tüm imkanları çocuklarına sunma, onları yük ve sorumluluklardan koruma tavrına itmektedir. İstediği şeyleri çaba sarf etmeden ve zorlanmadan elde eden, emek harcamadan sorumlulukları kendisinin yerine yapılan çocukların kendi başına ayakta durmaları sizce mümkün olabilir mi?

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Robot Değilim * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.