İstismar Sadece Cinsel Olduğunda Mı Tepkiye Değer Bulunmalı?

İstismar Sadece Cinsel Olduğunda Mı Tepkiye Değer Bulunmalı?

Değerli eğitimciler, anneler, babalar ve sorumluluğu olan tüm insanlar… Buz dağının görünmeyen kısmını hiç düşünüyor muyuz?

İstismar sadece cinsel olunduğunda mı çocuğa zarar veriyor, ya da bizlerin tepkisini çekmeye değer buluyor. Gündemimizdeki olayda bizler azıcık empati yaptığımızda çıldıracak gibi olduğumuz için sesimizi var gücümüzle duyurmak istiyoruz. Oysa ki çocuk açısından düşündüğümüzde her gün biz yetişkinler tarafından benzer yaraların minicik bedenlerde defalarca açıldığını görüyor muyuz?

İstismar sadece tek bir kavrama hapsedilecek kadar sığ değildir. Çarşıda, pazarda ya da bir akraba ortamında çocuğun iznini almadan ‘ne tatlısın sen öyle gel bir kere öpeyim’ diyerek çocuğun kolundan tutup var gücüyle kendine çekenler bu toplumun baş istismarcılarıdır. Çocuğu örseleyen, ona bağıran, şiddet uygulayan, temel gereksinimlerine kulak tıkayan kim varsa bugün gündemimize oturan aşağılık istismarcıdan kendilerini ayrı tutmasınlar, bu yapılanları hiç masum zannetmesinler ve cinsel istismara zemin oluşturdukları gerçeğini unutmasınlar…

Peki bu farkında olmadan yapılanlar ne mi öğretiyor çocuklara; Yetişkin bir insana karşı koyamam, o istediğinde emeline ulaşabilecek güçte… Ben bu hayatta kendimi değerli hissetmiyorum, o yüzden herkes beni kullanabilir, sesimi çıkarmam beklenmiyor, isteklerim ve ihtiyaçlarım göz ardı ediliyor, o halde ben sessizce bana sunulan hayat neyse onunla yetinmeliyim… Evet çocuklarda bıraktığımız izlenim ne kadar incitici, tıpkı bu günlerde hissettiklerimiz gibi… Bunun mimarı bizleriz, o sapıkta bu toplumda yetişti. Muhtemeldir ki çocukluğunda sürekli örselendi, dışlandı, hayatta var olma şansı tanınmadı, bundan sonra da zaten tanınmamalı. Ardında milyonlarca enkaz bıraktı…

Dolayısıyla üzerinde durulması gereken temel konu ailelerin eğitilmesi olmalıdır… İstismar türlerinin neler olduğunu bilip, çocuklarına yaklaşımlarını doğru belirlemeleri gerekmektedir. Çevrelerindeki insanların çocuklarıyla kurdukları yakınlığı iyi analiz edip sınırlarını doğru çizebilmelilerdir… Çocuklarına bilinçsizce her gün uyguladıkları istismar türlerini fark edip, bununla yüzleşmelilerdir… Bir aileyi eğitmek bir toplumu inşa etmek demektir… Değerli eğitimciler, çocukları eğitmek kadar toplumu yani aileyi eğitmekte bizlerin görevidir… Elbette bir devlet politikasıyla aileye ulaştırılacak eğitimlerin planlanması, sürekli yapılması gerekir. Ama daha ne kadar bekleyebiliriz, daha ne kadar tahammül edebiliriz minicik bedenlerin, tertemiz yüreklerin acı çekmesine… Eğitimcilerden ebeveynlere, ebeveynlerden çevrelerindeki kişilere ulaşarak bu konuda düşülen hataları var gücümüzle anlatabilmeli sesimizi duyurabilmeliyiz… Ve kimsenin ilk adımı atmasını beklemeden, bulunduğumuz yerde zincirin ilk halkası kendimiz olmalıyız…

HASAN ER

Okul Öncesi Eğitim Öğretmeni

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Robot Değilim * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.