Çocuğunuzun İştahsızlığının Üstesinden Gelin!

Çocuğunuzun İştahsızlığının Üstesinden Gelin!

Pek çok anne-babanın çocuklarını büyütürken en çok yakındığı konuların başında iştahsızlık geliyor. Çocukların yemek yeme alışkanlığı ise ek gıdaya geçildiği zamandan itibaren birçok faktörden etkilenebiliyor.

İşte çocuğunuzun iştahsızlığının üstesinden gelmeniz için uygulayabileceğiniz bazı kolay yöntemler:

Küçük porsiyonlar, büyük mutluluklar: Çocuğunuzun porsiyonlarını küçülterek işe başlayabilirsiniz. Daha az miktarda yemesine izin verip, böylece bir sonraki öğün için de acıkmış olarak sofraya gelmesini sağlayabilirsiniz. Tabağını bitirince ise çocuğunuzu yaşına uygun söz ve hareketlerle kutlayın.

Belirli yemek süresi: Yemek yeme zamanınızı çocuğunuzun tabağını bitirmesi olarak belirlemeyin. O ne zaman tabağını bitirirse o zaman sofradan kalkılması yemek sürenizi bir hayli uzatabilir. Uzayan bu süre içinde yemekler soğuyabilir, diğer aile üyeleri sofradan kalkmak isteyebilir. Bu nedenle, yemek yemeye başladığınız andan itibaren zaman zaman “yemek zamanımız daralıyor, tabaklarımızı bitirelim” diyerek hatırlatmanız işe yarayacak ve böylece çocuğunuz yemek yemeye konsantre olacaktır.

Ödül ve ceza: Yemek yemeyi pazarlık haline getirmemeye özen göstermelisiniz. “Yemek yersen onu alırım, yemezsen seni parka götürmem” gibi ödüller ve cezalar vermekten kaçının. Sürekli bu şekilde yemek yemeye alışan çocuğunuz bir süre sonra bu durumu hem kendi isteklerini yaptırmak için fırsat bilecek, hem de canı istemediğinde mahrum kalacağı şeyden vazgeçerek yemeğini yememeyi tercih edebilecektir.

Üç kaşık kuralı: İştahsız olarak düşünülen çocukların çoğu aslında yemek seçen çocuklardır. Çocuğunuz her yemeği yemek istemeyebilir. Bu durumda ona sevmese bile tadına bakması gerektiğini ve üç kaşık yemesi gerektiğini söyleyebilirsiniz. Zamanla sevmediği yemeğin tadına aşina olacak ve daha fazla yemeye alışacaktır.

Ailecek yemek yemek: Ailecek sofraya oturmak, beraber yemek yemek, sohbet etmek çocuğunuz için keyifli oyun zamanları gibi olacaktır. Bu yaklaşım çocuğunuz için son derece teşvik edici olabilir. Öğün saatlerinize göstereceğiniz özen ve önemi çocuğunuz fark ederek, size kısa zaman içinde eşlik edecektir.

Örnek olmak: Yemek yerken çocuğunuza her açıdan örnek olacağınızı unutmamalısınız. Yemek ile ilgili söyledikleriniz, yemeği nasıl yediğiniz… Çocuğunuzun diğer zamanlarda olduğu gibi yemek ile ilgili de gözünün üstünüzde, kulağının sizde olduğunu düşünerek hareket etmeniz son derece önemlidir.

Yemek yediğiniz ortam: Öğünlerinizi yediğiniz ortamın temiz ve düzenli olması, yemekten önce havalandırılmış olması ve sofranızın tertipli görünmesi hem diğer aile üyelerinizin hem de çocuğunuzun hoşuna gidecektir. Masada ya da sofrada vakit geçirmek zevkli hale gelecektir.

Yemeğin sunumu: Çocuğunuz yesin diye özenle hazırladığınız yemekleri servis ederken, çocukların hoşlanabileceği şekiller vererek tabağını eğlenceli hale getirebilirsiniz.

Kardeş veya arkadaşlarıyla kıyaslamamak: Her konuda olduğu gibi bu konuda da başkalarıyla çocuğunuzu kıyaslamamanız önemli bir nokta. Örnek göstererek “o çok güzel yiyor, sen yemiyorsun” gibi olumsuz mesajlar vermemeye gayret göstermelisiniz.

Ara öğünlerin miktarını doğru belirlemek: Ara öğünlerle çocuğunuzun karnını doyurmasına izin vermeyin. Ara öğünlerin miktarını fazla tutmamak ve küçük atıştırmalıklar vermek iyi bir fikir olabilir.

Öğün saatlerini ayarlamak: Her gün düzenli saatlerde yemek yemek çocuğunuzun aynı saatlerde açlık hissetmesini sağlayacaktır. Bu nedenle, öğün saatlerinizi düzenli hale getirmeniz çok faydalı olacaktır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Robot Değilim * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.