Çocuklardan Neler Öğreniyoruz?

Çocuklardan Neler Öğreniyoruz?

Her anne-baba çocuğunun hayatta mutlu ve başarılı olmasını ister, bu yüzden de onları bu hedefe ulaştıracak şeyleri çocuklarına öğretmeye çalışır. Evet bu tüm dünya anne babaları için böyledir. Ama bir durup düşünelim; çocuklarımıza bir şeyler öğretirken, aslında biz ebeveynler de çocuklarımızdan çok şey öğrenebiliriz. Hatta bunlar bizlere motivasyon bile olabilir. Belki de hayatı biraz çocuklar gibi yaşamak özlediğimiz bir durumdur. Belki de aradığımız mutluluk burada saklıdır. Bakın çocuklarımızın yaşamlarını örnek alsak, onlardan neler öğrenmiş oluruz?

İçinde bulunduğun anda yaşa!

Çocuklar uzun süreli hiçbir şeye odaklanamazlar. Yaşadıkları olumsuzlukları kısa sürede unutup, yeni bir heyecana dalıverirler. Zihnimiz, sürekli ve uzun süre düşünmeye odaklandığında, genellikle geçmişi, öfkelendiğimiz ve ya pişman olduğumuz olaylara bizi odaklar. Oysa çocuklar gibi yaşasak hiçbir düşünceye uzun süreli odaklanmayız. İş hayatında başarı, sürekli geleceği düşünmek ve planlar yapmak, bize endişe ve korku veriyor. Düşünsel olarak, hep gelecekte ve ya geçmişte yaşadığımız için, içinde bulunduğumuz anda yaşamayı unutuyoruz. Bu durum, hayatımızdaki yapmak istediğimiz pek çok şeye ket vuruyor.

Rahatlamayı öğrenmeliyiz…

Biz büyükler yaşadığımız olaylara tepkilerimizi geciktirip, hislerimizi erteliyoruz. Ağlamak için bekliyoruz, gülmek için bekliyoruz. Duygularımızı yaşamayı hep koşullara bağlayarak, tepki veremez hale geliyoruz. Bu da bizi gergin yapıyor. Çocuklardan rahatlamayı öğrenmeliyiz. Onlar gibi duygularımızı ve tepkimizi o anda yaşayarak, rahatlamalıyız.

Bir şey yapmamanın keyfini çıkarmak…

Sürekli bir şeylerle meşgul olmak zorundayız. Hiçbir şey yapmıyorsak bile elimizde bir telefon ya da tablet internetteyiz. Oysa çocuklar bazen hiçbir şey yapmadan öylece dururlar. Oturup etrafı seyrederler, sakin ve huzurludurlar. Hayal kurarlar yalnızca. Biz de bazen boş olmanın tadını çıkarmalıyız. Halletmemiz gerekenleri erteleyerek, bir şey yapmadan belki de sadece hayal kurmalıyız.

Hata yapmalıyız, hata yapmayı öğrenmeliyiz!

Hata yapmamaya o kadar odaklı yaşıyoruz ki, adeta mükemmel olma fikrine hapis olmuş haldeyiz. Mükemmel anne, mükemmel eş, mükemmel çalışan, mükemmel evlat… Tüm rollerimizin başarıyla üstesinden gelmeye hem de başarıyla gelmeye çalışıyoruz. Oysa hata yapabiliriz. Hata yapma hakkımızı kullanmalıyız. Tıpkı bir çocuk gibi bazen yanlış karar verebiliriz ve dilimiz yanabilir. Sonucunu da duygularımızı özgürce yaşayarak karşılayabiliriz.

Kendimize iyi davranmak…

Çocuklar hata da yapsalar kendilerini ve duygularını zarar görmekten korumaya çalışırlar. Kendilerini karşı şefkatli ve affedicidirler. Hata da yapsalar kendilerini yıpratarak, günlerce o hataya odaklanmazlar. Bizim de işte kendimize iyi davranmaya ihtiyacımız var. Kendimizi aşırı derecede suçlayarak ruhumuzu zedelememeliyiz. Tıpkı bir çocuk gibi bazen kötü şeyler yaşamanın normal olduğunu ve geçici olduğunu düşünmeliyiz.

İnsanlara ve hayvanlara şefkat göstermek…

Etrafımıza o kadar öfkeliyiz ki… Trafikte, iş yerinde, markette, sokakta herkes birbirine kızgın ve sevgisiz. Hayvanlara olan davranışlarımızı ve bakış açımızı hiç anlatmayalım bile. Mutlu ve sağlıklı bir psikoloji için etrafımızla barışık olmamamız gerekir. Tıpkı bir çocuk gibi bir kedi gördüğümüzde sevinmek, bir başka insan gördüğümüzde gülümseyebilmek zor olmamalı. Tıpkı çocuklar gibi doğal olarak şefkatli ve iyi olmak…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Robot Değilim * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.